Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2021 Pazar

Bu besinler obez yapıyor.

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.

4 Eylül 2021 Cumartesi

Sağlığa faydalı içecekler.

 Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Ancak diğerlerini yabana atmamak gerek!

  • Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. ...
  • Yeşil Çay. ...
  • Sodyumlu Domates Suyu. ...
  • Sıcak Çikolata. ...
  • Nane Çayı ...
  • Soya Sütü ...
  • Kızılcık Suyu. ...
  • Portakal Suyu.

 


Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Aslında, ufak şikayetlerden osteoporoz (kemik erimesi) gibi ciddi rahatsızlıklara kadar pek çok durumda bağışıklık sistemimize destek olan başka içecekler de var. Hangi içeceğin hangi hastalıkları önlediğini merak ediyor musunuz?

Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. Sağlıklı bir öğünün içermesi gereken değerlere sahip olduğu, yani karbonhidratar, protein ve az miktarda yağdan oluştuğu için vücut tarafından yavaşça emilir ve uzun süre tok tutar. Ayrıca, kan şekerini dengelediğinden, ani açlık krizlerine daha az yatkın olursunuz. Süt, kalsiyum için en uygun kaynaktır, çünkü D vitamini içerir. Ayrıca, vücutta yağ depolanmasını engeller. Araştırmalar, kalsiyumun hücrelerde yağ depolanmasına neden olmadığını, tam tersine, hücrelerin yağ yakmasını sağladığını gösteriyor. Bu sayede hedeflediğiniz kiloya daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Kalori değeri: 22

 

19 Mayıs 2021 Çarşamba

Genç kalmanın sırları nelerdir?


Hepimizin aklındaki temel soru: “Genç kalmak veya Yaşlanmayı tersine çevirmek mümkün mü?” Aslına bakarsanız yanıt; “Evet, mümkün!”



İlk kez bir Türk doktor, Amerikan Estetik Medikal Akademisi tarafından kabul edildi ve eğitim aldı.
Bir ilki gerçekleştiren ve Kasım ayında eğitimini tamamlayarak mezun olacak olan Dr. Alp Mamak; eğitimi sırasında edindiği estetik medikal tedavilerin anti-aging ve güzel yaşlanma yaklaşımlarını değerlendirdi ve popüler bakış açılarını bizlerle paylaştı.

Anti-Aging tarzını hayatımıza yerleştirmek için 10 basit alışkanlık edinmek yeterli... İşte Mamak'ın önerileri...

Su için

Daha fazla su için. Unutmayın ki su hayat kaynağıdır ve vücudumuzun % 50 ila 60’ı sudan oluşur. Susuz kalmanın belirtilerini hatırlatarak kendinizi takip etmenize yardımcı olayım; baş ağrısı, enerji düşüklüğü, yorgunluk, eklem ve kas ağrıları. Günlük yalnızca 8 bardak su içerek sağlık ve enerjinizde büyük bir ilerleme sağlayabilirsiniz. Eğer susuz kalırsanız hem organlarınız hem cildiniz daha hızlı yaşlanacaktır. Yaşlandıkça susama mekanizmasının bozulduğunu, çay-kahve gibi içeceklerin susamayı azalttığını ama aynı zamanda susuzluğu arttırdığını unutmayın ve susamayı beklemeksizin su içme alışkanlığını geliştirin.

6 öğün beslenme

Günlük en az 6 öğün yapın. 3 ara ve 3 ana öğün. Çoğu insan sabah kahvaltısı yapmaz ve öğlen yemeğini ise geçiştirir akşamsa geç yenen ağır bir akşam yemeği ile sonuçlanır. Gün boyu kalori azaltmak için yapılan bu davranış ne yazık ki yavaşlamış bir metabolizma ile tartıda kendini gösterir. Daha da kötü olan yeterli ve gerekli besini alamayan vücut daha fazla stres hormonları salgılayarak yaşlanmanızı hızlandırır. Metabolizma aldığı kadar yakma alışkanlığı olan bir makineye benzer, az öğün yapmak metabolizmayı yavaşlatır. Yavaşlayan metabolizma ise kilo almanıza neden olur. Böylesine bir beslenme yalnızca kilo almanıza değil, aynı zamanda kas ve kemik gibi sağlık dokuların azalmasına ve yağ ve ödem dokusunun ise artmasına neden olur. Vücudunuzun sizin aleyhinize değil, sizin için çalışmasını sağlayabilirsiniz. Kural çok basit; gün boyunca 3 saatten fazla aç kalmayın. Akşamın ana öğün olması genel alışkanlığınız da olsa bunu değiştirebilirsiniz; unutmayın bu kolay olmayacaktır ve bir günde olmayabilir, sabırlı olun.

Lif çok önemli

Sağlıklı ve genç kalmanızı sağlayan bir beslenme liften zengin olmalıdır. Günlük beslenmenizin % 60 civarının meyve, sebzeler, tam buğday, çavdar ve tahıl ürünleri, kabuklu pirinç gibi çok lifli işlenmemiş karbonhidratlardan oluşmasına dikkat edin. Yalnızca 1 çorba kaşığı civarı ve beslenmenizin en fazla %20 sini geçmeyen bitkisel işlenmemiş yağ ve %15 oranında da protein olmazsa olmazlar. Ancak unutmayın protein denince her ne kadar aklımıza hayvansal gıdalar gelse de; bizi kemik erimesi ve sağlık sorunlarından koruyan esas proteinler; baklagiller, işlenmemiş soya ve ürünleridir. Hayvansal ürünlerden en sağlıklı olanlarsa organik süzme keçi sütü, yoğurdu ve peyniri, yumurta beyazı ve organik köy tavuğudur. Bu lif miktarını ayarlayabilmenin en kolay yolu, 2 ara öğünde az şekerli mevsim meyvesi, sabah kahvaltısında ise işlenmemiş tahıl gevrekleri tercih etmek.

Uyku

Sabah erken kalkın ve akşam en geç saat 12’de uyuyarak en az 7 saat uyku için zaman ayırın. İyi uyunmuş bir gecenin sabahında iyi hissettiğimiz kesin ama iyi bir uyku gerçekten de güzellik uykusudur ve en iyi anti-aging alışkanlıklarından biridir. Uykuda hücrelerin tamir mekanizmaları çalışır. Günlük stres kortisol ve norepinefrin salınımı ile yüzümüz ve organlarımızı yaşlandırır. Bu nedenle bu kötü nörotransmiterlerin vücudumuzdan uzaklaştırılması için iyi bir uyku şarttır. Uyku sırasında gençlik hormonu, ayrıca cilt ve savunma sisteminizi güçlendiren melatonin salınır. Geç saatlerde alınan alkol sisteminize uyarıcı norepinefrin gönderir ve bu da erken saatlerde uyanmanıza neden olur. Yatmadan önce yenen yiyeceklerin gençlik hormonunun salınmasına engel olduğunu unutmayın. Kafein ve tein içeren ürünlerden uzak durmanız gerektiğini ise sanırım hatırlatmama gerek yok.

13 Mayıs 2021 Perşembe

Kadınlar dik ve diri gögüslere sahip olmak için yapması gerekenler.


Kadınlığın sembolü olan göğüslerin yıllar geçse de dik ve diri olmasını kim istemez ki?

Estetik operasyona gerek duymadan göğüslerinizin her zaman dik ve diri olmasını istiyorsanız bu küçük püf noktaları uygulamanız yeterli!

İşte dik göğüsler için yapmanız gerekenler;

-Rutin sporunuzu aksatmayın ve spor yaparken de mutlaka sütyen kullanın.

-Göğüs dikleştirici hareketler yapın ve buna uygun aletlerle çalışın.

-Duştan sonra göğüslerinize soğuk suyla şok uygulayın. Bu, göğüslerinizin daha dik olmasını sağlayacaktır.

-Diyet yapıyorsanız, zayıflayınca göğüslerin de küçüldüğünü göz ardı etmeyin. Bu süreçte bakım kürleri uygulayın.

-Her banyodan sonra özel göğüs toniklerinden kullanın.

-Özellikle gelişme çağında ve hamilelikte oluşan çatlakları önlemek için mutlaka elastikiyet artırıcı kremler kullanın.

-Yazın üstsüz güneşlenmeyin. Güneşin zararlı ışınları göğüslerinizin sarkmasına yol açacaktır.

-Güneş kremi sürerken mutlaka bikininizin kapattığı göğüs bölgelerinize de sürün.



Kaynak : Dik ve Diri Göğüslere Sahip Olun | Pegarose.com
Follow us: @pegarose on Twitter | pegarose on Facebook

Covid-19 aşısı sonrasında yan etki ve korona semptomlarına dikkat.

Covid-19 aşısı sonrasında yan etki ve korona semptomlarına dikkat.

 Doç. Dr. Savaşçı vatandaşlara, koronavirüs aşısı sonrasında meydana gelen etkilere dikkat etme çağrısında bulundu. Kovid-19 aşısı olmak için hastane gibi kalabalık ortamlara girildiğini belirten Savaşçı, buralardan koronavirüs kapılabileceğinin altını çizerek hastalığın semptomlarıyla aşının yan etkilerinin karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.



Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı yapıldıktan sonra bazı insanlarda yan etkiler görülebiliyor. Genellikle kol ağrısı, halsizlik şeklinde kendini gösteren belirtiler kısa süre içinde geçiyor. Ancak yan etkilerin uzun sürdüğü durumlarda uzmanlar uyarıyor. 

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, koronavirüse karşı yapılan aşıların yan etkileri ile koronavirüs semptomlarının karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor.

1 Nisan 2021 Perşembe

Yüksek tansiyonu nasıl önleriz?



Tansiyon ölçerken bunlara dikkat edin!

Dünyada yaklaşık olarak 1,5 milyar kişi bu rahatsızlıkla baş ederken, ülkemizde ise hipertansiyonu olan hasta sayısı neredeyse 15 milyonu buluyor.

Aslında hipertansiyon tedavi edilebilir, hatta önlenebilir bir hastalık.  Dünya Sağlık Örgütü bu konuya dikkat çekmek amacı ile bu yıl Dünya Sağlık Günü olan 7 Nisan’ı “hipertansiyon” konusuna ayırdı. 7 Nisan’ın ana teması  “KAN BASINCINIZI KONTROL EDİN!”olarak seçildi.  Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat yüksek tansiyonla mücadelenin yollarını ve tansiyon ölçerken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Kan basıncını kontrol etmek için 2 konu çok önemlidir:

Kan basıncını ölçtürmek ve doğru ölçmek:  Hipertansiyon erken dönemde belirti vermediği için kan basıncını ölçtürmeden tanı koymak mümkün değildir. Ülkemizde kan basıncı yüksek 2 kişiden biri hastalığının farkında değildir. Doğru tanı koymak için kan basıncı doğru ölçülmelidir.  

Yüksek kan basıncını düşürmek: Tuz alınımının kısıtlanması, fazla kiloların verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması yani egzersiz, sigaranın bırakılması ve aşırı alkolün önlenmesi gibi yaşam düzeni değişiklikleri kan basıncını düşürür. Bunların yetersiz olduğu durumlarda ilaç kullanılır.  Yaşam düzeni değişiklikleri ile hastaların bir kısmının ilaç kullanmasına gerek kalmayabilir.

Kan Basıncı Ölçülürken Yapılması Gerekenler

- Oturun.
- Dinlenin.
- Konuşmayın.
- Sırtınızı arkaya dayayın.
- Kolunuzu destekleyin.
- Ayaklarınızı yere düz basın.
- Kol ve kalp aynı hizada olmalı.

Hipertansiyonla Gelen Hastalıklara Dikkat

Hastaların yüzde 5-10’unda ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır. Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın hipertansiyona yol açan hastalıklar açısından değerlendirilmesini zorunlu kılar.

İş Yaşantısı ve Tansiyon

Uzun çalışma saatleri, masa başı çalışma düzeni ve düzensiz beslenme tansiyonu olumsuz etkiler. Bunlara ilaveten çalışma hayatının stresi de göz önüne alındığında çalışanlar hipertansiyon ve hipertansiyona bağlı sorunlar için risk altındadırlar. Zamanın kısıtlı olması kişileri daha az hareket etmesine olanak tanır. İş yemekleri ve uzun süren toplantılar beslenme düzenini daha da bozar. Kişinin kendisine zaman ayıramaması tedavinin de aksamasına neden olabilir. Hipertansiyon tedavisi üç aşamadan oluşuyor; hipertansiyona yol açan hastalığın tedavi edilmesi, ilaç uygulaması, yaşam düzeninde değişikliğe gitmek. Tuz alınımının kısıtlanması, fazla kiloların verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, sigara ve alkolün belli düzeyde tutulması başlıca yaşam düzeni değişiklikleridir.
Kan basıncını düşürmek ne yapmak gerekiyor?

- Tuzun azaltın.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Fazla kiloların verin.
- Sigarayı bırakın.
- Alkolün sınırlandırın.
- Gerekirse ilaç kullanın.

İncecik bir bel için evde ne yapmalı?


Her gün aynı saatte uyuyan ve uyanan kişilerin  vücudundaki yağ oranının daha az olduğu belirlendi. 

American Journal of Health Promotion dergisinde yayımlanan  araştırma, kilo vermek isteyen ancak sporla arası olmayan kişilere yeni bir  seçenek sundu.

Araştırma, uyuma ve uyanma saatleri düzenli kişilerin, düzensiz uyku  alışkanlığı olanlardan daha ince olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya 17-26 yaşındaki 300'den fazla kadın katıldı.

Hafta boyunca uyuma ve uyanma saatleri 90 dakikadan fazla değişen  kadınların vücudundaki yağ oranının, 60 dakikanın altında değişenlerinkinden daha  fazla olduğu görüldü.

Araştırmacılar, gece 6,5 saatten az ya da 8,5 saatten fazla  uyuyanların da vücudundaki yağ oranının daha fazla olduğunu belirtti.

Bilim adamları, uyku kalitesinin bozulmasının iştahla ilgili  hormonları etkileyerek vücuttaki yağ oranının artmasına yol açtığını vurguladı. (Milliyet)

7 Ocak 2021 Perşembe

Zehirli Balon balığını Kaya balığı diye yedi öldü!

Bir kişinin ölümüne neden olan balığın Mersin’den Van’a götürüldüğünü belirten Doç. Dr. Köşker, “Bu olay, kuyruğu 5 TL’ye bakanlığa verilen balon balığının kuyruk dışındaki bölümlerinin ticarete konu edildiğini gösteriyor” diyor

Van’da balıktan zehirlenerek hayatını kaybeden vatandaşın balon balığı yediği şüphesi üzerinde duruluyor. Van’ın merkez İpekyolu ilçesinde üç arkadaş, 10 gün önce pişirdikleri balığı yedikten sonra baş ağrısı ve bulantı şikayeti üzerine yakınları tarafından hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan Kemal İpek (31) hayatını kaybederken, ismi açıklanmayan diğer iki kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edildi.

Balon balığı ile ilgili çalışmalar yapan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker bu türün Akdeniz kıyılarını istila ettiğini belirterek, “Yaptığımız araştırmalarda balon balığının etinde, karaciğerinde, eşey organlarında siyanürden bin 200, morfinden 3 bin kat daha etkili bir zehir olduğunu tespit ettik. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan balon balıklarından 3 tanesi insan öldürebilecek derecede çok yoğun zehir miktarı barındırıyor. Balon balığında tetrodotoksin ismindeki zehir insanların solunum sistemindeki kaslarının sinir hücrelerini felç ediyor. Ve kol ve bacaklarda felç, ardından soluk alamadan kişiyi öldürüyor. Bu zehrin dünyada bilinen hiçbir panzehri de yoktur” dedi.

6 Ocak 2021 Çarşamba

Ayak kokusu ile başı dertte olanlar burada mı?

Ayak kokusu neden olur? Ayak kokusu nasıl giderilir…

Ayak kokusuna neden olan başlıca etmenlerin başında ayakkabı geliyor. Uzun süre ayakkabı içerisinde duran ayakların terlemesi ve hava almaması kokuya neden olabiliyor. Günümüzde çok sayıda kişinin yaşadığı ayak kokusu sorununu birkaç pratik yöntemle ortadan kaldırabilirsiniz. İşte ayak kokusuna kesin çözüm önerileri.

Çoğumuzun yaşadığı ayak kokusu yaşamı olumsuz etkilemektedir. Ayak kokusu iş temposunun koşuşturmacasında ve özellikle yaz aylarında sıcakların artması ile daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Troid bezlerinin fazla çalışması ter bezlerini aktifleştirerek hem vücutta hem ayaklarda koku oluşumuna sebep olmaktadır. Aynı zamanda stres, şeker hastalığı ve kullanılan bazı ilaçlardan dolayı ayak kokusu oluşabilmektedir. Suyun vücudumuz için önemi çok büyüktür. İçilen su miktarımızı arttırmak ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır.

AYAK KOKUSUNA KESİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Seçeceğimiz ayakkabılar ayak kokusunu büyük ölçüde etkileyebilir bu nedenle önceliğimiz doğru ayakkabı seçimi olmalıdır. Nemi içine hapseden ayakkabılar yerine daha çok hava alan ayakkabılar giyinmemiz çok daha doğru bir seçim olacaktır. Seçeceğimiz ayakkabının tabanın naylon olması kokuyu tetikleyen bir neden olacaktır. Her gün aynı ayakkabıyı giyinmek de ayakların kokmasına davetiye çıkaracaktır. Bu nedenle ayakkabılarımızı sıklıkla değiştirmeli ve ayaklarımızın hava almasını sağlamalıyız. Haftalık ayak bakımızı evimizde kendimiz basit ve doğal yollarla yapabiliriz. Ilık su doldurduğumuz bir kovaya 2 yemek kaşığı karbonat ekleyerek ayaklarımızın derinlemesine temizliğini sağlayabiliriz. Ayaklarımız bu pratik bakımla ölü derilerden arınacak ve ayakların oksijen alması ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayaklarımızda mantar gibi problemler var ise doktorumuzun vereceği kremleri bakım sonrası ayaklarımıza uygulayabiliriz. Genellikle kadınlar topuklu ayakkabı giyindiğinde çorapsız giyinmeyi tercih ederler. Çıplak ayaklarla ayakkabı giyinmekte hoş olmayan kokulara neden olmaktadır. Bunun da önüne ince bir babet veya külotlu çorap giyinerek geçmeniz mümkün olabilir.

Giydiğiniz çorapların pamuklu olması ayaklarınızı rahat ettirirken hem de terlemesinin önüne geçecektir.

4 Ocak 2021 Pazartesi

Aşı önce ünlülere vuruldu, ülke karıştı

 Aşı önce ünlülere vuruldu, ülke karıştı

Polonya'da öncelik sıralamasında olmadıkları halde 18 ünlü ismi COVID-19 aşısı yapılması tepkilere neden oldu. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.


Polonya’da bazı ünlü kişilere ve siyasetçilere öncelik sıralamasında olmadıkları halde COVID-19 aşısı yapılması, kamuoyunda büyük tepkiye neden olunca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yapılan düzenlemeye göre çoğu Avrupa ülkesi gibi aşılama kampanyasına 27 Aralık’ta başlayan Polonya’da aşı öncelikli olarak sağlık çalışanlarına ve ailelerine yapılması gerekiyor. Henüz sağlık görevlilerinin tamamı aşılanmadan, aralarında milletvekili ve eski Başbakan Leszek Miller’in de bulunduğu şarkıcı, oyuncu ve televizyon sunucusu gibi tanınmış 18 kişilik bir gruba aşı yapıldığı ülke basınına yansıdı.

15 Aralık 2020 Salı

Yoğun bakımlar yüzde 20 rahatladı.

Bu hafta büyükşehirlerdeki yoğun bakımların yüzde 20 oranında rahatladığı, hastaneye başvuranların ise yüzde 40 azaldığı belirtiliyor. Salgının ocak ayının ikinci yarısında hafifleyeceği, şubat sonunda da belirgin bir rahatlama sağlanacağı iddia ediliyor. Bu sürece aşının büyük katkısı olacağı hesap ediliyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında büyükşehirlerdeki gerileme eğilimi devam ediyor. Bu hafta sonunda Anadolu’daki büyükşehirler de gerileme eğilimine dahil olacak.

Ancak nüfusu 400 bin ile 750 bin arasında olan orta büyüklükteki kentlerde vaka sayısındaki artış devam edecek. Uzmanlar bunun nedeni olarak, bu kentlerin henüz toplumsal bağışıklık yani doygunluk seviyesine ulaşmamasını gösteriyor. Anadolu genelindeki gerileme eğilimi için 15 günlük süre olduğu belirtiliyor.

Pozitif oranı düştü Hükümette yapılan değerlendirme toplantılarında, son birkaç gün içerisinde sağlık merkezlerinin yoğun bakım servislerinden olumlu haberler gelmeye başladığı bilgisi paylaşıldı.

Büyük kentlerdeki yoğun bakımların yüzde 20 oranında boşaldığı, hastaneye başvuranlarda ise yüzde 40 gerileme görüldüğü ifade edildi. Kovid-19 testlerinde pozitif çıkma oranının da son birkaç gün içerisinde yüzde 20’den yüzde 15’e düştüğü belirtildi.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Eda Taşpınar 90 yaşındaki büyükannesi yoga yaptı!

İzmir'de tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptığı anları sosyal medya hesabından yayınladı. Taşpınar, paylaşımına "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" notunu düştü.

Her yıl Yunanistan'ın Mikonos Adası'nda tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, bu kez tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle soluğu İzmir'de aldı.

Paylaşımlarıyla adından sıkça söz ettiren Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptı.

O anları takipçileriyle paylaşan Eda Taşpınar, "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" ifadelerini kullandı.




Sahte parodi hesaptan Bakan Kocanın Trabzonspor mesajı ortalığı yıktı geçti!

Sahte parodi hesaptan Bakan Kocanın Trabzonspor mesajı ortalığı yıktı geçti! Kaynak Yeniçağ: Sahte hesaptan Bakan Kocanın Trabzonspor mesajı ortalığı yıktı geçti! Bir parodi hesap mesajı daha



Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, korona virüs salgınının başından bu yana, sosyal medya hesabından attığı dikkat çeken tweetlerle, vatandaşların sosyal mesafe ve maske kurallarına uymaları gerektiğini belirtiyor. Hatta, bazı işletmeler de Bakan Koca’nın uyarılarını, masalara koyarak, vatandaşın korona virüs salgınına karşı dikkatli olması gerektiğini hatırlatıyor. Bu kez de Bakan Koca’ya ait olmayan, sahte bir hesaptan atılan tweet, sosyal medyanın gündemine oturdu. Söz konusu twette,

“Trabzonspor’un şampiyonlukla arasına koyduğu mesafe kadar, mesafe koyarsak virüsü yenebiliriz” ifadeleri yer alıyor. Kaynak Yeniçağ: Sahte hesaptan Bakan Kocanın Trabzonspor mesajı ortalığı yıktı geçti! Bir parodi hesap mesajı daha

Lazerle Vajina Daraltma (Vajinal Rejuvenasyon) Ameliyatı.

Laserle vagina daraltma estetiği ameliyatı
 VİDEOYU İZLE 
İzlemek Bazı izleyiciler için uygunsuz olabilir!





Laser vagina tightening aesthetic surgery WATCH VIDEO
Watching May be inappropriate for some viewers!

11 Temmuz 2020 Cumartesi

En çok kilo aldıran 7 besin!

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.

3 Haziran 2020 Çarşamba

Kanı temizleyen Kudret Nar'ı faydaları. Her derde deva.

Kudret narının faydaları

Adı gibi kudretli bir bitki olan kudret narı son dönemde popüler hale geldi. Mide hastalıklarından bağırsağa, cilt sorunlarından diyabete pek çok rahatsızlığa iyi gelen kudret narı, içerdiği yoğun C vitamini sayesinde bağışıklığı da güçlendiriyor. Peki kudret narı nedir, kudret narını faydaları nelerdir, kudret narı nasıl tüketilir, kudret narı nerede bulunur? 



Yazın meyveleri taze olarak tüketilen kudret narının tohumları kullanılarak kudret narı macunu ve kudret narı yağı da yapılıyor. Kudret narı, içeriğinde bolca vitamin, mineral, lif ve faydalı element bulunduran bir bitki olduğunda pek çok hastalığı önleyici, var olan rahatsızlıkları da tedavi edici şifalı bir bitkidir.

Kudret narının besin değerleri
100 gram kudret narı genel olarak

30 kalori,
29 gram karbonhidrat,
3 gram protein,
69 gram yağ,
87 miligram A vitamini,
88 miligram C vitamini içeriyor.

Sindirim sisteminin fonksiyonlarını düzenler.
Mide, bağırsakla ilgili rahatsızlıkları önler ve tedavi eder.
Ülser, kolit, gastrit, reflü, kabızlık, hazımsızlık, bağırsak tembelliği gibi sorunları gidermek için tüketilir.
Mide ve bağırsakta bakteri üremesini önler, sindirim sistemi enfeksiyonlarını tedavi eder.

The benefits of pomegranate pomegranate

Being a potent plant like its name, pot pomegranate has become popular recently. Good for many ailments, from stomach diseases to intestines, from skin problems to diabetes, potency is also strengthening immunity thanks to its intense vitamin C content. So, what is potency pomegranate, what are the benefits of pomegranate pomegranate, how to consume potency, where to find potency?

In the summer, using the seeds of the pomegranate, the fruits of which are freshly consumed, are made of potency pomegranate paste and potency oil. Bitter pomegranate is a medicinal plant that prevents many diseases and treats existing ailments when it is a plant that contains plenty of vitamins, minerals, fiber and beneficial elements.

Nutritional values ​​of Kudret pomegranate
100 grams of pomegranate in general


30 calories,

29 grams of carbohydrates,

3 grams of protein,

69 grams of fat,

87 milligrams of vitamin A,

Contains 88 milligrams of vitamin C.


It regulates the functions of the digestive system.
It prevents and treats stomach, intestinal disorders.
It is consumed to relieve ulcer, colitis, gastritis, reflux, constipation, indigestion, intestinal laziness.
It prevents bacterial growth in the stomach and intestines and treats digestive system infections.


Tüm Türkiye Korona ile uğraşırken birde KKKA hastalığı patlak verdi.

Tüm ülke koronayla mücadele ederken Erzincan'da başka bir hastalık patlak verdi! 1 ayda 17 kişi hastanelik oldu

Türkiye, tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını ile mücadele ederken Erzincan'da hortlayan kırım kongo kanamalı ateşi, kentte panik havası oluşmasına sebep oldu. Erzincan'da son 1 ayda 17 kişi, KKKA şüphesiyle tedavi gördü.



TÜRKİYE'DE İLK KEZ 2002'DE GÖRÜLDÜ

Doç. Dr. Faruk Karakeçili, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı, Türkiye'de ilk kez 2002-2003 yılında görülen vakalardan sonra tanındı ve kesin tanı doğrulandıktan sonra ülkemizde birçok bölgeden vakalar bildirildi. Öncelikle Tokat ve Kelkit Vadisi sahasında görülen vakalardan sonra Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı hala varlığını korumakta ve her yıl birçok insanı etkilemektedir. Hastalık Türkiye'nin birçok ilinde görülmektedir. Ancak yoğunluklu olarak vakaların kümelendiği bölgeler; özellikle Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz'in Orta Anadolu'ya komşu illeri başta gelmektedir" dedi.

"VAKALARIN DEVAM EDECEĞİ KANAATİNDEYİZ"

Özellikle Kelkit Vadisi sahasında her yıl birçok vaka görüldüğünü belirten Dr. Karakeçili, "Bu vakalar gerek hastanemizde, gerekse çevre illerde takip edilmektedir. Hastalık Erzincan ili ve ilçelerinin kırsal kesimde de yaygın görülmektedir. 2011-2020 yılları arasında hastanemizde her yıl ortalama 30 ile 40 arasında olmak üzere yaklaşık 300 kesin tanı alan hasta takip edilmiş ve 7 hasta kaybedilmiştir. Son 2 yıldır bu sayı biraz azalmakla birlikte yine de 25-30 civarında olmuştur. Hastanemize Erzincan'ın ilçeleri ile birlikte çevre illerden ( Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Giresun, Bingöl) başvurular olmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda genellikle Nisan ayında, hatta bazı yıllar Mart ayından itibaren hasta görmeye başlardık. İlk vakalardan sonra hava şartlarına bağlı olarak özellikle Temmuz sonuna kadar vakaların devam edeceği kanaatindeyiz" şeklinde konuştu.

22 Mart 2020 Pazar

Anne adaylarına yeni tip koronavirüs uyarısı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Özlem Evliyaoğlu Bozkurt, "Gebelerimizin paniğe kapılmadan enfeksiyondan korunmak için genel önerilere uyması yeterli olacaktır. Enfeksiyondan korunmak başlıca amaç olmalıdır" diyerek koronavisten korunmanın yollarını anlattı.



Prof. Dr. Bozkurt, yaptığı açıklamada, gebelik döneminin fizyolojik ve immünolojik değişimlerden dolayı enfeksiyon hastalıkları açısından riskli bir dönem olduğunu, bu nedenle grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının gebelerde daha ağır seyredebileceğini söyledi.

Yeni tip koronavirüs enfeksiyonu ile ilgili bilgilerin şu an için oldukça kısıtlı olduğunu aktaran Bozkurt, bu kısıtlı bilgilerin de özellikle Çin'den bildirilen az sayıdaki vaka serilerine dayandığını söyledi.

Prof. Dr. Özlem Evliyaoğlu Bozkurt, mevcut bilgilerin gebeliğin yeni tip koronavirüs enfeksiyonu açısından ekstra bir risk getirmediği yönünde olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Gebelerimizin paniğe kapılmadan enfeksiyondan korunmak için genel önerilere uyması yeterli olacaktır. Enfeksiyondan korunmak başlıca amaç olmalıdır. Bu önerilerin başında el yıkamaya özen göstermek, kalabalık ortamlardan ve ev ziyaretlerinden kaçınmak, evde mümkün olduğunca dinlenmek, bulunduğu ortamı sık sık havalandırmak, grip benzeri semptomlar olduğunda evin diğer üyeleriyle yakın temasta bulunmamak, havlu gibi özel eşyaları ayırmak, acil durumlar dışında mümkün olduğunca hastane ziyaretlerinden kaçınmak yerinde olacaktır."

"Beklentimiz enfeksiyon saptansa dahi gebelerimizin büyük çoğunluğunun hafif veya orta şiddette grip benzeri semptomlarla atlatacağı yönündedir." diyen Bozkurt, şunları anlattı: "Yeni tip koronavirüs tespit edilen gebelerdeki en sık semptomlar yüksek ateş, öksürük, kas ağrısı, boğaz ağrısı ve halsizliktir. Zatürre gibi ciddi bulguların daha yaşlı, bağışıklık sistemi zayıf ve astım, diyabet gibi eşlik eden kronik hastalığı olan gebelerde görülme olasılığı daha fazladır. Sevindirici olan haber ise şu ana kadar gebelikte yeni tip koronavirüs enfeksiyonundan ölen bir olgu bildirilmemiştir. Çok yeni bir virüs olması nedeniyle anne ve fetusa etkileri de şu an için net değildir. Gebelerde enfeksiyonun düşük riskini arttırdığına dair kanıt yoktur. Gebeliğin son üç ayında erken doğum olguları ve anne karnında bebeğin sıkıntıya düştüğünü bildiren vaka örnekleri vardır. Fakat erken doğumların virüsün etkisi sonucunda mı yoksa hekimlerin annelerin genel durumu nedeniyle mi erken doğum kararı aldıkları net değildir.

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Aids'e çare bulundu mu?

Her hastalığa çözüm getiren tıp, şimdi de AIDS'e çare buldu. Yaklaşık %100 etkili olan bu yöntemle artık virüs bulaşımı engellenebilecek.


Avustralya'lı araştırmacılar ve biyo teknoloji firması Starpharma ortaklaşa geliştirdiği çalışma ile birlikte cinsel yollarla bulaşan hastalıkların korunma yöntemini bulduğunu açıkladı. Bu ilacın AIDS ve diğer virüsler yüzde 99.9 oranla etkisiz hale getirdiği iddia edilirken, seri üretimine yakın bir zamanda başlayacaklarını açıkladı.


Avustralya'lı araştırmacılar ve biyo teknoloji firması Starpharma ortaklaşa geliştirdiği çalışma ile birlikte cinsel yollarla bulaşan hastalıkların korunma yöntemini bulduğunu açıkladı.  Bu ilacın AIDS ve diğer virüsler yüzde 99.9 oranla etkisiz hale getirdiği iddia edilirken, seri üretimine yakın bir zamanda başlayacaklarını açıkladı. Avustralya’lı araştırmacılar

Avustralya’lı biyo teknoloji firması Starpharma tarafından üretilen Vivagel adlı jel ile cinsel yolla bulaşan hastalıkları taşıyan AIDS ve diğer virüsler yüzde 99.9 oranla etkisiz hale getirilebiliyor.

Avustralya’da AIDS hastalığına yakalanan insan sayısının son 20 yılın en yüksek rakamlarına ulaşması sebebiyle bu jelin, cinsel yolla bulaşan hastalara çözüm olması ve böyle sorunların yaşanmadan engellenmesi için nasıl bir kullanım modeli sunulabileceği üzerine araştırmalara başlayan firma, çözümü bir kondom üreticisi olan Okamoto firması ile anlaşarak bulmuş.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara çözüm olacak bu kondomların birkaç ay içinde Avustralya’da satışa sunulması bekleniyor. Araştırmacıları kuşkuya düşüren tek nokta ise bu kondomların yüzde 99.9 etkiye sahip olması.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Tansu Çiller hastaneye kaldırıldı.

Alınan bilgilere göre; Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir'den uçakla İstanbul'a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tansu Çiller sağlık durumu? Tansu Çiller hastalığı hakkında yapılan son açıklama ve dahası haberde.

Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul'a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda Sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller’in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir’den uçakla İstanbul’a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı.Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul’a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller, 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilmiş ve Türkiye'nin ilk bayan başbakanı olmuştur.

Tansu Çiller Kimdir?

1946 yılında İstanbul'da doğdu. Robert Kolej mezunu olan Tansu Çiller, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdi. Doktorasını Connecticut Üniversitesi'nde verdi. 1978 yılında doçent, 1983 yılında profesör oldu.

Çiller, 1990 yılı kasım ayında Doğru Yol Partisi'nden politikaya atıldı. 1991 yılı seçimlerinde İstanbul'dan milletvekili seçildi. Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan ve Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev aldı.

Demirel'in Cumhurbaşkanı seçilerek Başbakanlık görevini bırakmasından sonra DYP genel başkanlığına aday oldu. 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda İsmet Sezgin ile Köksal Toptan'ı geride bırakarak Genel Başkan seçildi ve Türkiye'nin ilk bayan Başbakanı oldu. 5 Nisan kararlarıyla Türk ekonomisinde bir döneme imza attı.