enteresan haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enteresan haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2021 Cuma

Katarlı gençler Türkiyedeki Üniversitelerde sınavsız doktor olabilecek!

Katarlı gençlere Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi hakkı verildi

Türkiye ile Katar arasında "Askeri Sağlık Alanı'nda Eğitim ve İşbirliği" protokolü imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayladığı anlaşmaya göre Katarlı gençler Türkiye'de tıp, diş hekimliği, eczacılık eğitimi alabilecek. Protokolde bu eğitimlere kabul için sınav şartı yok. Kontenjanlar her yıl tespit edilecek. Anlaşma kapsamında hastane kurulması ve işletilmesi de var.


Türkiye ile Katar arasında “Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği” Protokolü Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandı. Protokole göre, Katarlı gençler sınava girmeden Türkiye’de tıp, diş hekimliği, eczacılık sağlık meslek yüksek okulu, hemşirelik alanlarında ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim alabilecek. Protokolde eğitime kabul edilecek öğrencilerle ilgili şartlar sıralanırken, YKS ya da herhangi bir sınav şartından bahsedilmedi.

PARALI MI OLACAK, PARASIZ MI?

Protokol kapsamında görevlendirilen misafir personel ve misafir öğrencilerin mali ve özlük hakları da belirlendi. Faaliyetlerin ücretli, ücretsiz veya indirilmiş ücret karşılığında düzenlenmesine kabul eden ülke karar verecek.

ASKERİ UÇAKLA ÜCRETSİZ SEYAHAT

Protokolde Katarlı misafir personel ve yakınları ile Katarlı öğrenciler mümkün olan hallerde askeri hava/kara ulaşım araçlarından ücretsiz istifade edebilecek. Askeri orduevi ve misafirhanelerden de yararlanabilecekler.

HASTANE KURULABİLECEK, İŞLETİLEBİLECEK

Protokole göre iki ülke de karşılıklı misafir öğrenci kabul edebilecek ve misafir personel istihdam edebilecek. Sağlık kurumlarının kurulması, işletilmesi ve sağlık hizmeti sunumu alanında karşılıklı bilgi paylaşımı ve yardımlaşma da iş birliği kapsamına alındı. Ayrıca hasta tedavisi, sağlık lojistiği alanında iş birliği, sağlık alanında ortak tatbikat ve ziyaretler düzenlenmesi de öngörüldü.

3 Haziran 2021 Perşembe

Aynı gece karısını öldürdü.Öz kızına cinsel istismarda bulundu.

Vahşet 5 yıl sonra ortaya çıktı. Kızı dehşet dolu geceyi anlattı

 Topçular Mahallesi 111'inci Sokak'taki Akçay Apartmanı 5'inci katında oturan Naride Nur Yıldızhan, 7 Kasım 2016'da Iğdır Emniyet Müdürlüğü'ne başvurarak babası Eyüp Yıldızhan'ın, kendisi ve kardeşlerinin hürriyetini tahdit ettiğini, boşadığı annesi Nesrişah Yorgun'u da bıçaklayarak öldürdükten sonra kan izlerini temizleyip cesedi de arkadaşıyla taşıdığı ihbarında bulundu.




Gözaltına alınan Eyüp Yıldızhan, “Ben karımı öldürmedim. Kendisi kayıp ben de merak ediyorum” diye ifade verdi. O dönem cinayet tespit edilemediği için dosya arşive kaldırılırken, Nesrişah Yorgun için de arama kaydı hazırlandı. Eyüp Yıldızhan, çocuklarına yönelik ‘hürriyeti tahdit' suçundan tutuklanarak cezaevine kondu.

DOSYA YENİDEN AÇILDI

Iğdır Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro dedektifleri, 4 ay önce Nesrişah Yorgun'un dosyasını yeniden açtı. Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan aldıkları izinle soruşturmayı derinleştiren ekip, olayı sil baştan incelemeye aldı. Ekipler, Eyüp Yıldızhan'ın olaydan önce yaptırdığı çelik bir sandığı evine taksi ile götürdüğünü belirledi. Ulaştıkları taksi şoförünün çelik sandığı doğrulaması üzerine polisler, olayın yaşandığı tarihteki kamera kayıtlarını inceledi. Ekipler, sandığın ailenin 5 yıl önce oturduğu binadan çıkarılmadığını belirledi. Ailenin bodrum katında kiler olarak kullandığı bölümü inceleyen ekipler, kadavra köpeği ile arama yaptı.

SANDIKTAN CESET ÇIKTI

Köpeğin tepki vermesi üzerine fayansları kırarak kazı yapan polis, çelik sandığa ulaştı. Sandığı açan ekipler, cesetle karşılaştı.

İncelemede, cesedin Nesrişah Yorgun'a ait olduğunu belirleyen polis, cezaevinde bulunan Eyüp Yıldızhan hakkında soruşturma başlattı. Polisler, olay günü Yıldızhan'ın yanında olduğunu belirledikleri İhsan Alver’i de cinayetten kısa bir süre sonra yerleştiği İstanbul'da gözaltına alarak, Iğdır’a getirdi.

Emniyetteki ifadesinin ardından mahkemeye çıkarılan Alver, suçunu itiraf etti. Alver, “Eyüp beni çağırdı, kadını öldürmüştü. Benden cesedi bodruma indirmek için yardım istedi. Olmaz dediysem de ‘Yardım etmezsen birlikte yaptık’ derim diyerek tehdit etti, korkuttu. O yüzden yardımcı olmak zorunda kaldım” dedi. Alver tutuklanarak cezaevine gönderildi.

BABAM ANNEMDEN LAHANA SARMASINI İSTEDİ

Yaşadığı kabus dolu geceden 5 yıl sonra, annesinin cenazesinin apartmanın bodrum katında üzeri fayanslarla örtülü bir sandığın içinden çıkmasına çok üzüldüğünü söyleyen çiftin 8 kız çocuğundan Naride Nur Yıldızhan yaşadıklarını ve gördüklerini Demirören Haber Ajansı’na (DHA) anlattı. Olay günü annesi ile bir kafede oturduğunu belirten Yıldızhan şunları söyledi:

* Babam, annemi cep telefonu ile arayıp lahana aldığını ve bunu kendisi için sarmasını istedi. Eve gittik. Annem kendisine yardım etmem için beni mutfağa gönderdi.

* Babam ‘sen hastasın, karnın ağrıyor yatağına gir çıkma’ diyerek izin vermedi. Ben de yatağımdan çıkmadım. Yatağımda uzanırken babam anneme yardım ediyordu. Babamın elinde küçük bir hap vardı. O hapı annemin birasına attı. Annem birayı yarısına kadar içti.

* Annem telefonla konuşuyordu, sonra tuvalete gitti. Ben odadayken gürültü duydum. Merak ettim, baktım, babam kucağında annemi almış getiriyordu. Babam, annemi yatağa koyarken ‘Anneme ne oldu?’ diye sordum. Babam ‘annenin tansiyonu var, düştü, bayıldı’ dedi. Ben de ‘annemin böyle bir şeyi olmazdı’ bana ‘sen karışma diye’ bağırınca korktum. Karnım ağrıdığı için babam meyve suyu getirdi ve ‘iç bir şeyin kalmaz’ dedi.

* Onu içince gözüm kararmaya başladı, düştüm. Sonra gözümü açtığımda hava karanlıktı. Bir tane orta yaşlı kır saçlı adanın sonradan adının İhsan Alver olduğunu öğrendiğim şahıs, yatağı siliyordu, yerde kova ve bulaşık süngeri vardı.

* Benim uyanmama adam korktu, tedirgin oldu ve babama ‘Eyüp kızın kalktı gel’ dedi. Babam bana ‘bir şey hatırlıyor musun?’ sordu. Ben de hatırlamadığımı belirterek annemi sordum.

* Babam, ‘annenin burnuna yumruk vurdum, kanadı o da evi terk etti’ dedi. Ben lavaboya gideceğimi söyledim. Babamla konuşurken İhsan Alver de yanımızdaydı.

* Babam beni tuvalete götürdü. Geri döndükten sonra odanın kapısını üzerime kilitledi. Ben ‘neden üzerime kapıyı kilitledin?’ diye sorunca ‘Koy başını sen yat, karışma’ dedi.

* Sonra ışığı açtım, halıların her yeri kandı, ama temizlenmişti. Çok fazla kan vardı. Korktum, tedirgin oldum, ‘baba bu ne kan’ diye sordum. ‘Senin annenin burun kanıdır, sen karışma yat’ dedi.

* Televizyon açmıştı, televizyon ışığı vardı, ben yatakta yatıyordum. Evde sanki temizlik yapıyorlardı. İhsan’la babam ev içinde oraya buraya gidiyorlardı.

CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDU

Sabah uyandığında babasının kendisine eliyle aşure yedirdiğini sözlerine ekleyen Naride Nur Yıldızhan, “İhsan gittikten sonra babam benden soyunmamı istedi. Neden soyunacağım dediğimde babam prezervatifi cinsel organına takmış bir halde geldi. Bana dedi ki senle ilişkiye gireceğim, zorla yatağa atarak benimle ilişkiyi girdi. O babam olmasına rağmen muayeneye gittim, ama korumalı olduğu için bir şey bulunmadı. Şu an babam benim özgürlüğümü kısıtlamaktan dolayı cezaevinde” ifadelerini kullandı.

6 Ocak 2021 Çarşamba

Millet kuru ekmek derdinde Akp'liler hangi 3 ismin peşinde?

 AKP’lilerden üç isim hakkında suç duyurusu

AKP; eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP'li Fikri Sağlar ve gazeteci Can Ataklı için 81 ilde suç duyurusunda bulunacaklar.

AKP; eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP’li Fikri Sağlar ve gazeteci Can Ataklı hakkında 81 ilde suç duyurusunda bulunacak. İllerdeki toplam 979 ilçe teşkilatının ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.


İLKER BAŞBUĞ NE DEMİŞTİ?


Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, “Menderes 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’deki konuşmasında ‘Yolumuz serbest seçim yoludur. Memleketimizde demokrasinin yerleştirilmesinin yolu budur. Fakat her şeyden önce düzenin korunması kati bir zorunluluktur' diyor. Konuşmasının demokrasi açısından bir bedeli oldu mu?” sorusu üzerine şu ifadeleri kullanmıştı:


23 Mayıs 1960 günü DP Genel İdare Kurulu toplantısında Sıtkı Yırcalı, “Derhal seçimleri yapacağımızı açıklayayım” deyince, Adnan Menderes’in cevabı “derhal” olmuştu. Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu.


İlker Başbuğ'un avukatından 'darbe' açıklaması

İlker Başbuğ'un avukatından 'darbe' açıklaması

SAĞLAR HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI


Eski CHP milletvekili Fikri Sağlar, katıldığı bir televizyon programında, “Türbanlı bir hakimin karşısına çıktığım zaman adaleti yerine getireceği konusunda kuşkum var” demişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Sağlar hakkında, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan, re’sen soruşturma başlatmıştı.


Fikri Sağlar ne dedi: Eleştirilerim bir inancı aşağılamaya yönelik değil

ATAKLI: CIMBIZLAYARAK SERVİS ETTİLER

Gazeteci Can Ataklı ise bir TV programında “Büyük bir doğal afet, büyük bir deprem, başka bir doğal felaket… Çok büyük sel, çok büyük yangınlar… Hani Avustralya’yı yakan yangın vardı ya o kadar büyük yangınlar, deprem, çok büyük can kaybına yol açacak sel felaketi gibi… Ama en korkutucu olan Türkiye’nin bir askeri başarısızlık elde etmesi” ifadelerini kullanmıştı.

Linç kampanyası üzerine bir açıklama yapan Ataklı, şunları söylemişti: YouTube kanalımda yaptığım bir konuşmayı yine cımbızlayarak servis etti malum çevreler. Tüm dünya için geçerli olan bazı sözlerimi, başına “Erdoğan” koyarak yayınladılar ve “Can Ataklı hainlik yapıyor” algısı yaratmaya çalıştılar. Kaynağı çok belli bu saldırılara alıştım artık. Bu türde ahlak yok, namus yok, vicdan yok. Bu ahlaksızlığı yapanlar, bunun yanlarına kâr kalacağını da hiç düşünmesinler.Sözcü

22 Mayıs 2014 Perşembe

Kemer plajında bir yunus.

Kemer'de plajda ortaya çıkan yunus balığı önce korkuya neden oldu ama.

Kemer Beldibi'nde bulunan beş yıldızlı bir otelde tatil yapan turistler, suda yaralı olduğu düşünülen bir yunus balığı gördü. Kemer Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı ekiplerinin sağlıklı olduğunu tespit etmesinin ardından otel müşterileri yunusla saatlerce oynadı.

Kemer’in Beldibi Mahallesi’nde yer alan beş yıldızlı bir otelin plajında güneşlenen turistler, suya dalıp çıkan bir cisim gördü. Bu cismin yunus olduğunu fark eden otel müşterileri heyecana kapıldı. Yunusun yaralı olduğunu düşünen tatilciler, ’Alo 158 Sahil Güvenlik İhbar Hattı’na durumu bildirdi. Olay yerine gelen Kemer Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı ekipleri, yunus balığının yaralı olmadığını tespit etti. Saatlerce suda dalıp çıkan ve sevimli hareketler yapan yunus, müşterilerin ilgi odağı oldu.



Rahmetliye mezar taşından mesaj borcun ödenmedi!

AYDIN'ın Kuşadası İlçesi'ndeki Adalızade Mezarlığı'nda mezar yapan mermer ustası, alacağını tahsil edemeyince kabrin başına koyduğu mezar Taşına bakın neler yazdı.

 'Sn. Rahmetli altında yattığın mezarın parası verilmedi aile bireylerine duyurulur' yazdı.
Adalızade Mezarlığı'ndaki bir mermer ustası, mermer kaideli bir mezarda isim yazılan bölümün üzerine bir yazı yapıştırarak alacağını istedi. Kabrin başına 'Sn. Rahmetli altında yattığın mezarın parası verilmedi aile bireylerine duyurulur' yazılı bir mermer taşı bırakan mermer ustası görenleri hayrete düşürdü. İsim bölümü kapatıldığı için mezarın kime ait olduğu da belirlenemiyor.

Mermeri hangi mezar ustasının bıraktığı bilinmiyor.Mezar taşına yapıştırılan yazıyı okuyan Yüksel Coşkun, "Muhtemelen rahmetlinin mirasçıları veya çocukları mezar ustasının parasını ödememiş. Mermer ustası da böylece intikam almış. Yaklaşık on gündür bu yazı burada duruyor. Demek ki rahmetlinin çocukları veya yakınları hiç ziyarete gelmiyor. Yoksa görüp bu yazıyı kaldırırlardı" dedi.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Tuvalette 100 bin dolar bulan temizlik görevlisinin başına gelenler.

Avustralya’nın Melbourne’de şehrinde bulunan Kanal 10 televizyonu binasının tuvaletinde 100 bin doları bularak yöneticilerine teslim eden temizlik görevlisine, 80 bin dolar ödül verildi.


Yapılan açıklamada, temizlik sırasında parayı tuvalet klozetine yerleştirilmiş olarak gören temizlik görevlisi, 100 bin dolarlık parayı televizyon yöneticilerine teslim etti.

TV kanalının Melbourne Dockland semtindeki binasında yaşanan olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmene paranın sahibi bulunamadı. Bunun üzerine kanal sahibi 81 bin 597 doları parayı bulanan temizlikçi Chamindu Amarsinghe’e, geri kalan kısmını ise paranın vergisi olarak devlete ödedi.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Brezilya'da kara büyü cinayeti.

Brezilya'da bir sahil kasabasında işlenen linç cinayeti, sosyal medyada söylentilerin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi.

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, Sao Paulo yakınlarındaki Guaruja'da da insanlar haberleri gazetelerden çok Facebook sayfalarından alıyor.

Guaruja Alerta, en ünlü sayfalardan biri. Sayfayı 50 binden fazla kişi beğenmiş. Ancak buradaki bazı paylaşımların bir cinayet işlenmesine neden olduğu belirtiliyor.

Geçen Cumartesi 2 çocuk annesi 33 yaşındaki Fabiane Maria de Jesus, güpegündüz ellerinde taşlar ve sopalar bulunan bir grubun saldırısına uğradı, ağır şekilde dövüldü. Bu saldırı cep telefonlarıyla görüntülendi. Görüntüler internete kondu. De Jesus aldığı yaralardan Pazartesi öldü ve avukatları ölümünden Guaruja Alerta'nın Facebook sayfasının sorumlu olduğunu söylüyor.

Kasabada haftalardır, bir kadının çocukları kaçırıp, üzerlerinde kara büyü yaptığı söylentileri dolaşıyordu. Polisin iddiaları yalanlamasına karşın, Facebook sayafasında bir çok iddia yer aldı. İddialara göre çocukları kaçıran kadın yanında İncil taşıyordu.

Saldırıya uğradığu gün De Jesus da İncil taşıyordu ve bir çocuğa muz verirken görülmüştü.

De Jesus'un avukatı Airton Sinto, "Katilin Facebook sayfasının sahibi olduğunu düşünmüyoruz. Ama onun yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gereken sorumsuz bir insan olduğunu düşüyoruz" dedi.

Sayfanın sorumluları, Facebook sayfalarında polisin hiçbir çocuğun kaçırılmadığına dair açıklamasına yer verdiklerini söylediler, ancak daha önceki paylaşımları kaldırmayıp söylentileri tartışmaya devam ettiklerini kabul ettiler.

Sayfanın sahiperinin avukatları, Facebook sayfasını suçlayanların yanlış kişileri aradıklarını, bunun yerine katillerin peşine düşülmesi gerektiğini söylediler.

Polis yetkilileri, De Jesus cinayetinin söylentilerle bağlantısı olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtiyor. Ancak cinayetle bağlantılı olarak gözaltına alınan bir kişi söylentileri duyduğunu kabul etti.

Brezilya'da halihazırda sosyal medyada şayia yaymayı cezalandıran bir yasa yok.

4 Mayıs 2014 Pazar

Yönetmeni ile tartışan sunucu bu kez kanalı bastı.

KKTC’de önceki hafta yönetmeni ile tartışıp yayını terk eden sunucu Nazmi Pınar, eski kanalını bastı. Yanında getirdiği adamlarla birlikte kanala zorla girmek isteyen sunucunun, dekorları izinsiz bir şekilde götürmek istediği iddia edildi. Pınar ile kanal çalışanları arasında yaşanan arbede an be an güvenlik kamerasına yansıdı.

Kanalın güvenlik kamerasında, Kanal T Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Tatar’ın kanaldan çıkmasının ardından Pınar’ın 5 kişi ile birlikte ellerinde çantalarla dekorların bulunduğu kata indikleri görülüyor. Kanal çalışanının uyarılarına aldırmayan sunucunun bazı dekorları alıp yukarı taşıdığı görülüyor. Görüntülerde dekorların kamyonete yüklenmesinde sunucu Pınar da yardımcı oluyor.

BİNA SORUMLUSU POLİS ÇAĞIRIYOR

Durumu fark eden bina sorumlusu bir anda kapıları kapatıyor. Pınar ile bazı kişiler dışarıda kalırken ellerinde çantalar bulunan adamların da bina içerisinde kaldığı görülüyor. Bu esnada polis çağırdığı öğrenilen kanal çalışanı, içeridekilerin de dışarı çıkmasına izin vermiyor. Bina sorumlusunun bir anlık dalgınlığından faydalanan saldırganlar, kapıyı açarak Pınar ve beraberindekilerin içeriye girmesini sağlıyor.

KANALA ZORLA GİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Sunucu Pınar ve beraberindeki adamlarla kanal personeli arasında yaşanan arbede esnasında polis geliyor. Olaya müdahil olan polis araca yüklenen bazı dekor parçalarını yanında delil olarak götürürken Nazmi Pınar’ı gözaltına alıyor.

TATAR: ÖZÜR TALEBİ YERİNE GETİRİLMEDİ

Yaşananları iş etiği açısından iç bünyede çözülmesi gereken bir sorun olarak niteleyen Kanal T Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Tatar, olayın ileri boyutlara taşınarak Kıbrıs Türk medyasını aşağılayacak bir şekilde yayınlanmasından dolayı rahatsızlık duyduklarını aktarmıştı.

Yazılı açıklama yapan Tatar, "Ada Sabahı programı görüntüsünü ve basın açıklamalarını Kanal T yönetimine danışmadan veya haber vermeden dağıtan ve/veya dağıttıran programcıdan, hem izleyicilerden hem de Kıbrıs Türk medyasından özür dilemesini talep etmemize rağmen, bu talebin yerine gelmemiş olması, bu açıklamamızı yapmamızın diğer önemli bir nedenini teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı.

Acun Ilıcalı fena zıpladı.

Türkiye'nin vergi rekortmeni açıklandı

2013 yılı vergi rekortmeni açıklandı. Bu senenin birincisi Rahmi Koç oldu. Listenin 2. sırasında 31 milyon 766 bin 152,76 lira vergi tahakkuk ettirilen Semahat Sevim Arsel yer aldı. Gelir Vergisi rekortmenleri sıralamasında Koç ve Arsel'i Suna Kıraç, Mustafa Vehbi Koç, Yıldırım Ali Koç, Mehmet Ömer Koç izledi. İlk 6 sırada Koç ailesi mensupları yer aldı. Televizyon dünyasının yükselen yıldızı Acun Ilıcalı 2012 yılında en çok vergi veren 31'inci kişi olurken Ilıcalı geçen yıl 15'inci sıraya yükseldi.

      
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen Gelir Vergisi beyanları sonucunda Türkiye genelinde en çok vergi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı.
      
Buna göre, Türkiye'nin vergi rekortmenleri listesinin ilk sıralarında Koç ailesi mensupları yer aldı. Rahmi Koç'a kendi adına menkul sermaye iradı
 faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 37 milyon 492 bin 324,78 lira,  Arsel'e  menkul kıymet yatırım ortaklığından elde ettiği gelir için 31 milyon 766 bin 152,76 lira, Suna Kıraç'a ise menkul kıymet aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 26 milyon 949 bin 760,90 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi.
      
 Listenin 4. sırasında menkul kıymetler aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 22 milyon 673 bin 36,81 lira vergi tahakkuk ettirilen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vehbi Koç, 5. sırasında ise 19 milyon 317 bin 769,16 lira ile Yıldırım Ali Koç, 19 milyon 36 bin 370,69 lira vergi tahakkuku ile Mehmet Ömer Koç 6. sırada yer aldı. ENKA Şirketler Grubu Fahri Başkanı Şarık Tara, 14 milyon 878 bin 940,13 lira ile listeye 7. sıradan girdi.
      
Listenin 8. ve 10. sırasında yer alan kişiler isimlerinin açıklanmasını istemezken, 9. sırada kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 11 milyon 718 bin 726,69 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirilen Aydın Doğan Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan bulundu.

İŞTE İLK 10 
1 MUSTAFA RAHMİ KOÇ 37.492.324,78 TL ANKARA

2 SEMAHAT SEVİM 31.766.152,76 TL İSTANBUL

3 SUNA KIRAÇ 26.949.760,90 TL İSTANBUL

4 MUSTAFA VEHBİ KOÇ 22.673.036,81 TL İSTANBUL

5 YILDIRIM ALİ KOÇ 19.317.769,16 TL İSTANBUL

6 MEHMET ÖMER KOÇ 19.036.370,69 TL İSTANBUL

7 ŞARIK TARA 14.878.940,13 TL İSTANBUL

8 İsmi açıklanmadı 14.320.355,33 TL İSTANBUL

9 AYDIN DOĞAN 11.718.726,69 TL İSTANBUL

10 İsmi açıklanmadı 11.247.389,63 TL İSTANBUL

      
ACUN ILICALI, CEM YILMAZ VE KIVANÇ TATLITUĞ LİSTEDE      
Gelir Vergisi rekortmenleri arasında televizyoncu Acun Ilıcalı, komedyen Cem Yılmaz ve manken Kıvanç Tatlıtuğ da yer aldı. Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu gibi faaliyetlerden oluşan geliri için 6 milyon 204 bin 783,57 lira gelir vergisi tahakkuk ettirilen Acun Ilıcalı geçen yıla göre 16 basamak yükselerek listeye 15. sıradan girdi. Ünlü komedyen Cem Yılmaz da listede 73. sırada yer alırken, Yılmaz'a 3 milyon 40 bin 728,74 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Kıvanç Tatlıtuğ ise aynı bağımsız manken ve modellerin faaliyetlerden oluşan geliri için kendisine tahakkuk ettirilen 2 milyon 642 bin 539,77 lira vergi ile listede 90. sırada bulundu. Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için Ali Ağaoğlu, 4 milyon 109 bin 141,68 lira vergi ile listede 41. sırada yer aldı.

Dünyada çocuk gelinlerin hikayeleri hep aynı!

National Geographic dergisinin yaptığı ve Haziran sayısında yayınladığı habere göre, fotoğrafta pembe elbisesi ile görülen Tahani, henüz altı yaşındayken 25 yaşındaki Majed ile, kendisiyle aynı yaştaki eski sınıf arkadaşı Ghada da fotoğraftaki genç adam ile evlendirildi.

Dünyada her yıl 10 ile 12 milyon arası çocuğun gelişmekte olan ülkelerde gizli yapılan düğünlerle evlendirildiği tahmin ediliyor.

Hindistan'da küçük kız çocukları, dört beş yaşındaki erkek çocuklarıyla evlendiriliyor, ancak kızın baba evini terk etmesi için ergenliğe girmesi bekleniyor.

Yemen, Afganistan ve Etiyopya da çocuk evlilikleri konusunda sabıkalı olan ülkelerden, küçük kızların evlendirildiği kocalarıysa genç erkekler, orta yaşlı dullar hatta genç kızlara tecavüz edip, daha sonra kurbanlarını eş olarak isteyen tecavüzcüler olabiliyor.
Küçük gelinlerin düğün törenleri de gizli kalabilmeleri ve polis müdahalesinden korkulduğu için çoğunlukla geceleri yapılıyor.