sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2021 Cumartesi

Sağlığa faydalı içecekler.

 Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Ancak diğerlerini yabana atmamak gerek!

  • Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. ...
  • Yeşil Çay. ...
  • Sodyumlu Domates Suyu. ...
  • Sıcak Çikolata. ...
  • Nane Çayı ...
  • Soya Sütü ...
  • Kızılcık Suyu. ...
  • Portakal Suyu.

 


Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Aslında, ufak şikayetlerden osteoporoz (kemik erimesi) gibi ciddi rahatsızlıklara kadar pek çok durumda bağışıklık sistemimize destek olan başka içecekler de var. Hangi içeceğin hangi hastalıkları önlediğini merak ediyor musunuz?

Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. Sağlıklı bir öğünün içermesi gereken değerlere sahip olduğu, yani karbonhidratar, protein ve az miktarda yağdan oluştuğu için vücut tarafından yavaşça emilir ve uzun süre tok tutar. Ayrıca, kan şekerini dengelediğinden, ani açlık krizlerine daha az yatkın olursunuz. Süt, kalsiyum için en uygun kaynaktır, çünkü D vitamini içerir. Ayrıca, vücutta yağ depolanmasını engeller. Araştırmalar, kalsiyumun hücrelerde yağ depolanmasına neden olmadığını, tam tersine, hücrelerin yağ yakmasını sağladığını gösteriyor. Bu sayede hedeflediğiniz kiloya daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Kalori değeri: 22

 

11 Temmuz 2020 Cumartesi

En çok kilo aldıran 7 besin!

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bardakta Mısır sevenler hijyen'e DİKKAT!

Hijyen Konseyi Sözcüsü Mehmet İmrek, bardakta mısır satanların kullandığı karıştırma kaplarının, bir sonraki işlem için yıkanmadan ve dezenfekte edilmeden açıkta muhafaza edildiğini savunarak, "Daha sonra açık ortamda her türlü zararlı bakterilere maruz olan bu kap, bir başka kullanım için yeniden kullanılarak tüketicilere bardak bardak mikroplu mısır olarak servis ediliyor" dedi.

İmrek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hijyen Konseyinin, hijyen konusunda özgün çalışmalar gerçekleştirecek bir çatı yapılanması olduğunu söyledi.

Konseyin, hiçbir yere ve makama bağlı olmadığını belirten İmrek, 1 Şubat'ta faaliyetine başlayan kuruluşta, gıda mühendisleri, veteriner hekimler, hukukçular, sağlıkçılar ile gıda ve tüketici derneklerinin yer aldığını kaydetti.

Konsey olarak bardakta mısır satışlarına dikkati çekmek istediklerini vurgulayan İmrek, seyyar arabalarda veya dükkanlarda satılan bu mısırların, sağlıklı olup olmadığı ile besleyiciliğinin tartışılmasının yanı sıra hijyen kurallarına uygun hazırlanıp satıldığından söz edilmesinin mümkün olmadığını anlattı.

Cadde, sokak veya alışveriş merkezlerinde açık ortamlarda duran karton bardağın içine, yine kapalı ortamda saklanmayan karıştırma kabı içinde kaynatılıp ılıtılmış, çeşitli sos ve baharatlarla tatlandırılmış mısırın konulduğunu anlatan İmrek, şöyle devam etti:

"Bardakta mısır satanların kullandığı karıştırma kabı, bir sonraki kullanım için yıkanmadan ve dezenfekte edilmeden açıkta muhafaza ediliyor. Daha sonra açık ortamda her türlü zararlı bakterilere maruz olan bu kap, bir başka kullanım için yeniden kullanılarak tüketicilere bardak bardak mikroplu mısır olarak servis ediliyor.

Ülkemizdeki mevzuata göre mısırların içine konulduğu bardakların da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izinli, ruhsat almış işletmelerce üretilmesi gerektiği halde hiçbir kurala uyulmadan açıkta satılan bu ürünleri tüketen çocukların ve gençlerin sağlığı tehdit altındadır."

"Bekleme süresi uzadığında risk daha da artmaktadır"

Dünyadaki üretimin neredeyse tamamına yakını genetiği değiştirilmiş organizmalı olan mısırın, çok çabuk mikroorganizma üreyebilecek karakterde olduğunu ileri süren İmrek, "Özensiz tüketilmesi sağlıklı olmadığı gibi her türlü hastalık yapıcı mikroplara açık ortamlarda işyerinin ve personelinin, Gıda Hijyen Sertifikası olmadan satışına izin verilmesi de halk sağlığı için sakıncalıdır" ifadesini kullandı.

Gıda satışı yapan iş yerleri ve personelinin "Hijyen Eğitimi Yönetmeliği" gereğince sertifikalandırılmasının zorunluluğuna dikkati çeken İmrek, sertifikası olmadığı halde faaliyette bulunanların, Umumi Hıfzıssıhha
Kanununun 282'nci maddesi gereğince 250 lira ila bin lira arasında idari para cezası ile cezalandırıldığını belirtti.

Bardak mısırın 72-75 derece sıcaklıkta pişirilip tüketim için 30-35 derece sıcaklığında tutulduğundan, mikroorganizmaların çoğalmaya başlayacağını dile getiren İmrek, şunları kaydetti:

"Bekleme süresi uzadığında risk daha da artmaktadır. Güvenli tüketim için pişmiş besinler, ısılarını kaybetmeye başlamadan hemen yenmesi gerektiğinden bardakta mısır için bu kurala uyulmamaktadır.

Haşlanmış mısırın pişim aşamasından sonra hemen tüketilmesi gerekir ancak bu satışlarda gün boyu tüketim için sıcak tutulduğundan mikropların barınabildiği ve hızla arttığı şartlar oluşmakta, ısıya bağlı olarak çoğalan ve bulaşan mikropların sebep olduğu bağırsak enfeksiyonları, ishal, gıda zehirlenmeleri, tifo, viral hepatit A, malta humması gibi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir."

İmrek, Hijyen Konseyi olarak bunun takipçisi olduklarını ifade ederek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ilgili diğer kamu kurumlarının ortak denetimler yaparak hijyen kurallarına uygun şartları taşımayan bu gibi satıcıların yasada belirtilen niteliklere uygun hale getirmeleri için yasal işlem başlatmasını istedi.

Mehmet İmrek, önlem alınmaması durumunda mevzuata uygun olmayan yerlerin kapatılması için dava açacaklarını sözlerine ekledi.