Doğal Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2021 Pazar

Bu besinler obez yapıyor.

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.

4 Eylül 2021 Cumartesi

Sağlığa faydalı içecekler.

 Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Ancak diğerlerini yabana atmamak gerek!

  • Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. ...
  • Yeşil Çay. ...
  • Sodyumlu Domates Suyu. ...
  • Sıcak Çikolata. ...
  • Nane Çayı ...
  • Soya Sütü ...
  • Kızılcık Suyu. ...
  • Portakal Suyu.

 


Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Aslında, ufak şikayetlerden osteoporoz (kemik erimesi) gibi ciddi rahatsızlıklara kadar pek çok durumda bağışıklık sistemimize destek olan başka içecekler de var. Hangi içeceğin hangi hastalıkları önlediğini merak ediyor musunuz?

Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. Sağlıklı bir öğünün içermesi gereken değerlere sahip olduğu, yani karbonhidratar, protein ve az miktarda yağdan oluştuğu için vücut tarafından yavaşça emilir ve uzun süre tok tutar. Ayrıca, kan şekerini dengelediğinden, ani açlık krizlerine daha az yatkın olursunuz. Süt, kalsiyum için en uygun kaynaktır, çünkü D vitamini içerir. Ayrıca, vücutta yağ depolanmasını engeller. Araştırmalar, kalsiyumun hücrelerde yağ depolanmasına neden olmadığını, tam tersine, hücrelerin yağ yakmasını sağladığını gösteriyor. Bu sayede hedeflediğiniz kiloya daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Kalori değeri: 22

 

1 Nisan 2021 Perşembe

Güzellik merkezindeki doktor balıklar.


Sivas’ın Kangal başta egzama, mantar ve sedef olmak üzere çeşitli cilt hastalıkları ile yaraların iyileştirilmesinde kullanılan, yurt dışına çıkarılmaları yasak olmasına rağmen gizlice kaçırılarak şu anda bazı ülkelerde de yetiştirilmeye başlanan doktor balıklar, şimdi de güzelliğin hizmetinde kullanılmaya başlandı.

İzmit’te yeni açılan bir güzellik merkezinde hazırlanan el ve ayakların sokulduğu özel havuzlu koltukta doktor balıklar kadınların el ve ayaklarındaki istenmeyen deri ve kabukları temizleyip ‘masaj’ yapıyor.

Diyetisyen Ercan Kaplan, “Bu balıkların manikür pedikür yapma özellikleri var. Ölü dereyi temizleme özellikleri var. Aynı zamanda mantar tedavisinde kullanılıyor. Sedef, egzema ve belli rahatsızlıklarda tedavici edici özelliği olan balıklar. Zaten Kangal’daki kaplıcanın özelliğini herkes biliyor. Fakat biz bu balıkları yurt dışından getirmek zorunda kaldık. Kangal’dan dışarı çıkışı yasaktı. Bunlar yurt dışında üretilmişti. Özel bir suyu var. İnsanlar başta biraz çekiniyor. ‘El, ayağımı balıkların içine nasıl sokacağım’ diyorlar. Fakat girdikten sonrada çıkmak istemiyorlar. Balıkların aynı zamanda dolaşımı düzenleyici özelliği olduğu için ayaktaki laktik asitin uzaklaşması ve ayaklarınızın dinlenmesine yardımcı oluyor. Her zaman da bilindiği üzere ayaklarda akapunktur noktaları var. Ayaklardaki akapunktur noktalarını uyararak rahatlamayı sağlıyor. 20 dakikanın bitiminde hastalarımız çıkmak istemiyorlar. ‘Bir 10 dakika uyumama müsade edin öyle çıkayım’ diyorlar.”

Doktor balıklara ilk kez masaj yaptıran Aslı Zan, ilk girdiğinde yadırgadığını daha sonra kendisini çok iyi hissetmeye başladığını, balıkların kendisine masaj yaptıkları duygusuna kapıldığını belirterek, “Gün sonu kesinlikle kullanılmalı diye düşünüyorum. Özellikle çalışan kişiler için harika bir duygu. Manikür pedikür yapma gibi özelliği de var. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.

DHA

Nar kabuğundaki mucize.


Nar kabuğu mucizesi

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaç. Hem de her yönüyle..

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaçtır. Nar bağışıklık sistemini güçlendirerek, bizleri başta kanser olmak üzere pek çok hastalıktan da korumaktadır. İçerdiği flovanoidler, vitaminler, polifenoller, antosiyaninler, taninler vasıtasıyla kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar kalp ve damar sağlığımızı koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini çok önemli oranda engellemektedir.

Mucizevi bir şifa kaynağı olan nar kabuk, zar, çekirdek ve sudan oluşmaktadır.

Nar suyunun genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruduğu, damar tıkanıklıklarını geriletme ve tansiyon düşürücü etkileri herkes tarafından bilinmektedir. İnsanlar narı, suyunu içerek tüketmektedir. Narın içindeki zarlar ile yendiğinde mide ülserini iyileştirdiği ise pek az kişi tarafından biliniyor. Yine son günlerde pek çok firmanın satışa sunduğu nar çekirdeği yağı,çok değerli punicic acid içermektedir. Nar çekirdeği yağı özellikle cildimizde kırışıklıkları ve yaşlanmayı gidermekte, saçlarımızda canlılık ve saç çıkarıcı etkileri nedeniyle ilaç endüstrisi tarafından önemli miktarda kullanılmaktadır.



''Nar kabuğu,suyundan daha fazla değerlidir''

Nar suyu bir ilaç gibi sağlığımız için faydalıdır, ancak kabuğu suyundan daha fazla değerlidir. Nar kabuğu içinde bulunan ellagik asit, başta meme kanseri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerini hem önleyici hem de iyileştirici faydalar sağlamaktadır. Nar kabuğundaki flavanoitler, fenolik bileşikler ve antioksidantlar suyundan çok daha fazla miktardadır. Nar kabuğunda bulunan ellagik asit antioksidan, anti-mutajen ve anti-kanser özelliklere sahiptir. Çalışmalar meme, yemek borusu, cilt, bağırsak, prostat ve pankreas kanserlerinde anti-kanser özelliğini göstermiştir. Ellagik asit P53 geninin kanser hücrelerince yok edilmesini engellemektedir. Ellagik asit kansere neden olan moleküllere bağlanarak onları çok önemli bir oranda etkisizleştirmektedir.

''Sıkılan narın kabukları asla atılmamalı''

Gölgede veya 40-50 dereceyi geçmeyecek ortamlarda kurutarak, ufaladığımız nar kabuklarını serin bir yerde saklayalım. Daha sonra 100 gram kaynamış suya, 2 gram nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu hemen her gün çay olarak tüketelim. Böylece başta kanser, kalp ve şeker hastalıkları olmak üzere pek çok hastalıktan kendimizi korumuş olacağız. Genelde tüm meyvelerde olduğu gibi narın da en değerli yeri kabuğudur. Bir ilaç gibi içtiğimiz nar suyundan arta kalan kabukları da asla atmayalım ve başta kanser, şeker ve kalp olmak üzere hemen hemen tüm hastalıklardan korunalım. (Özlem Özdemir - Beslenme ve Diyetetik Uzmanı)

Evde doğal Elma sirkesi nasıl yapılır.


Bugün size benim yeni favorimden bahsedeceğim. Hatırlarsanız yazın evde kendi bitki yağımı kendim yaptığımdan bahsetmiştim. Bugünlerde ise favorim sirke yapımları. Herşey birkaç ay önce, sirke ile ilgili bir yazıda Prof. Dr. Ayten Altıntaş’tan ,satın aldığımız sirkelerin fabrikalarda içine asetik asit dökülerek birkaç saat içinde yapıldığını ve sağlığa çok zararlı olduğunu öğrenmemle başladı. Sonra ev sirkesinin hem çok lezzetli hem de her derde derman olduğunu öğrenince kolları sıvadım tabi. Evde sirke yapımlarına başladım. İlk denemem elma ve portakal sirkeleri oldu, ardından limon sirkesi yaptım ve gayet başarılı oldular. Nar sirkesini ise beceremedim, rengi muhteşemdi, fakat küflendi ve çöpe gitti ne yazıkki. Birşeyi yanlış yaptım galiba. Aslında olsaydı gıda boyası yerine tatlı ve pastalarda denenebilecek müthiş bir renge sahipti. Yapay gıda boyası yerine nar sirkesi bir alternatif olabilir kesinlikle doğal ve zararsız.

 Eskiden köylerde büyük toprak varillerde yapılırmış sirkeler. Daha sonra ne olduysa bu adetlerimizden kopuvermişiz. Şehre yerleşme ve fabrikasyon sirkelerin çıkması biz de “nasıl olsa hazırı var” düşüncesini oluşturmuş. Ve sirkeyle olan bağlarımız kopmuş. Sanayinin de sınır tanımayan herşeyi ucuza imal etme mantığı bizi sağlımızdan etmiş. Fabrikalarda 2 saat içinde, içerisine asetik asit eklenerek oluşturulan berrak sıvıya “sirke” demeye dilim varmıyor. Doğal sirke zaten o kadar asitli de olmuyor. Doğal sirkenin lezzetini bilmediğimiz için o sirke sanarak aldığımız şey bize güzel geliyor. Haydi hep birlikte evde sirke yapmaya. Elma sirkesini ben elmanın sadece dış kabuk ve çekirdek kısımlarından yaptım. Zaten şehrin ortasında bütün elmadan sirke yapmak hayal. Bir ton para verip aldığımız meyveyi yeyip, kalan kısımlarından sirke yaptım.

Aslında köy yerinde yazın ağaçlar meyve dolu. Yere düşüp çürüyorlar. İşte onlar tam sirke yapmalık. Gelelim zararsız, ucuz, temiz ve doğal elma sirkesinin yapımına: evde elma sirkesi Elinizdeki elma kabuk ve çekirdek kısımlarını bir cam kavanoza doldurun. Üzerine 1/4 elma, 3/4′ü içme suyu olacak şekilde su doldurun. Eğer keskin seviyorsanız elmaların üzerine kadar su doldurun. Kavanoza elinizde varsa bir kaşık elma sirkesi ya da bal ekleyin. İlk yaptığım zaman bal eklemiştim. Sonrakilerde ben bal eklemedim. Bu işlem sirkenin mayalanmasını kolaylaştırıyor. Eklenmese de oluyor. Kavanozu güneş görmeyen biryerde ağzı açık, tülbent bağlı şekilde saklayın. Ya da benim yaptığım gibi kavanozun tepesine bir kumaş kese ve lastik geçirip hem ağzının açıkta kalmasını hem de karanlıkta kalmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde elmaların 15-20 günde çürümesi sağlanır. Bu süre içinde yine elma ekleyebilirsiniz. Elmalar suda iyice çürüyüp yumuşadıktan sonra, bu karışımı tülbentten süzün ve elma cüruflarını çöpe atın. İçerisine 2-3 nohut, bir parça ekmek, biraz kalın tuz atarak sirke kavanozunun kapağını kapatın. Kapatırken sirkeye bir isim verin, mesela Ayşe. Kapağı kapatırken “adını Ayşe verdim 40 gün sonra seni çağıracağım” diyerek sirkenizi kurun. (Bu isim verme işlemini kayınvalidemden öğrendim.) Kırk gün sonra ise sirkenizi ismiyle çağırarak açabilirsiniz. Tabi sirkenin üzerinden ne kadar zaman geçerse o kadar lezzetli ve değerli olduğunu söyler eskilerimiz. elma sirkesi İkinci olarak ise portakal sirkesini denedim. Ne duymuş ne de görmüşlüğüm vardır. Sırf soyduğum portakal kabukları çöpe gitmesin diye yaptım sirkesini. Yani ben uydurdum diyebilirim. Kötü olursa yemeklerde kullanmasam bile temizlik için kullanırım diye düşündüm. Gerçekten hiçbirşeyi çöpe atmamak lazım. Portakal ve limon sirkesini de tıpkı elma sirkesi gibi kabuklarından yaptım. Gelelim elma sirkesinin kullanım alanı, fayda ve şifalarına. Birçoğu kendi tecrübe ettiklerimdir: Elma sirkesini hem bakterileri hem virüsleri hem de mantarları öldürmek için kullanabilirsiniz.

 Elma sirkesi çok iyi bir koku giderici ve dezenfekte edicidir. Koku gidermek istediğiniz yerlerde rahatça kullanabilirsiniz. Ayrıca mutfak bezlerinin dezenfeksiyonunda da kullanabilirsiniz. Elma sirkesini çamaşır makinesinde yumuşatıcı gözünde kullanıyorum. Hem çamaşırları yumuşatıyor hem de deterjanın zararlı koku ve etkilerini azaltıyor. Ayrıca düşük sıcaklıklarda yıkanan çamaşırlarda koku problemi olmuyor. Bir diğer şey ise çamaşırlardaki lekeleri çıkardığını hayretle gözlemledim. 3-4 sene önceden kalma bir lekeyi çıkardığını farkettim. Bulaşık makinesinde parlatıcı gözünde elma sirkesi kullanıyorum. Diğer parlatıcılar yapay olup durulanmadıkları için direkt midemize iniyor. Çoluk çocuğunuza parlatıcı yedirmek istemezsiniz değil mi? Güneş yanıkları, sinek ısırıkları gibi kaşıntılı durumlarda elma sirkesini bir pamuğa damlatın ve kızarık yere uygulayın. Acısını alıp kaşıntıyı geçirecektir. Elma sirkesi ile suyu karıştırarak camlarınızı temizleyin. En pahalı deterjanlara taş çıkardığını hayretle gözlemleyeceksiniz. Ayrıca elma sirkesi halınıza aniden birşey döküldüğünde harika bir temzileyicidir. Lekelenen yeri bol sirkeli bezle silin, lekeden eser kalmayacaktır. Karbonat ve elma sirkesi ile (yada portakal sirkesi de olabilir) lavaboları ovduğumda ışıl ışıl parladığını ve kirlenmenin geciktiğini gözlemledim. Elma sirkesi ile dişler fırçaladığında ağızda müthiş bir ferahlık oluyor ve dişleri beyazlatıyor.

 Elma sirkesi ve soda karışımı çok iyi bir cilt temizleyicisi. Sivilceler için de çok faydalı bir karışım. Elma sirkesinin topuk dikenine iyi geldiğini pekçok kaynaktan okudum. Bunun için yapmanız gereken topuk dikenini sürekli sirkeyle temas ettirmek. Bir beze sirke dökerek ayağa bağlamak ve ayağı sirkeli suda bekletmek çok faydalı. Saçlarınızın kepeksiz olması ve ışıldaması için elma sirkesini kullanabilirsiniz. Elma sirkesini ayrıca hazım problemleri, sinüs enfeksiyonları, saç dökülmesi, kilo vermek için, reflü, gut, artrit, sistit, mantar enfeksiyonu, yüksek tansiyon, menopoz sıkıntıları, siğil, ayak-vücut kokusu, zona, uçuk, varisler, uykuya dalmada güçlük,yorgunluk ve kolestrolde güvenle kullanabilirsiniz. Kanser, şeker hastalığı ve kemik erimesinden korunmak için de elma sirkesinden faydalanabilirsiniz. Tabi sağlıkla ilgili olan kısımlarda kesinlikle hazır sirke kullanmayın. Çünkü faydadan çok zarar getirecektir. Sirke hakkında son birşey de elma sirkesinde çeşitli bitkileri bekleterek, bitki sirkeleri yapabilirsiniz. Mesela size iyi gelen şifalı bir bitkiyi yaptığınız elma sirkesinde 20 gün-1 ay kadar bekletin. Böylece elma sirkesinin şifasını iki katına çıkarmış olursunuz. Mesela adaçayı menopoz sıkıntılarında çok önemli bir bitkidir. Adaçayı sirkesini yaparak salatalarınıza ve yemeklerinize kullanıp sıhhatli bir yaşam sürdürebilirseniz. İlaç kullanmadan, yan etki görmeden..

6 Ocak 2021 Çarşamba

Ayak kokusu ile başı dertte olanlar burada mı?

Ayak kokusu neden olur? Ayak kokusu nasıl giderilir…

Ayak kokusuna neden olan başlıca etmenlerin başında ayakkabı geliyor. Uzun süre ayakkabı içerisinde duran ayakların terlemesi ve hava almaması kokuya neden olabiliyor. Günümüzde çok sayıda kişinin yaşadığı ayak kokusu sorununu birkaç pratik yöntemle ortadan kaldırabilirsiniz. İşte ayak kokusuna kesin çözüm önerileri.

Çoğumuzun yaşadığı ayak kokusu yaşamı olumsuz etkilemektedir. Ayak kokusu iş temposunun koşuşturmacasında ve özellikle yaz aylarında sıcakların artması ile daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Troid bezlerinin fazla çalışması ter bezlerini aktifleştirerek hem vücutta hem ayaklarda koku oluşumuna sebep olmaktadır. Aynı zamanda stres, şeker hastalığı ve kullanılan bazı ilaçlardan dolayı ayak kokusu oluşabilmektedir. Suyun vücudumuz için önemi çok büyüktür. İçilen su miktarımızı arttırmak ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır.

AYAK KOKUSUNA KESİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Seçeceğimiz ayakkabılar ayak kokusunu büyük ölçüde etkileyebilir bu nedenle önceliğimiz doğru ayakkabı seçimi olmalıdır. Nemi içine hapseden ayakkabılar yerine daha çok hava alan ayakkabılar giyinmemiz çok daha doğru bir seçim olacaktır. Seçeceğimiz ayakkabının tabanın naylon olması kokuyu tetikleyen bir neden olacaktır. Her gün aynı ayakkabıyı giyinmek de ayakların kokmasına davetiye çıkaracaktır. Bu nedenle ayakkabılarımızı sıklıkla değiştirmeli ve ayaklarımızın hava almasını sağlamalıyız. Haftalık ayak bakımızı evimizde kendimiz basit ve doğal yollarla yapabiliriz. Ilık su doldurduğumuz bir kovaya 2 yemek kaşığı karbonat ekleyerek ayaklarımızın derinlemesine temizliğini sağlayabiliriz. Ayaklarımız bu pratik bakımla ölü derilerden arınacak ve ayakların oksijen alması ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayaklarımızda mantar gibi problemler var ise doktorumuzun vereceği kremleri bakım sonrası ayaklarımıza uygulayabiliriz. Genellikle kadınlar topuklu ayakkabı giyindiğinde çorapsız giyinmeyi tercih ederler. Çıplak ayaklarla ayakkabı giyinmekte hoş olmayan kokulara neden olmaktadır. Bunun da önüne ince bir babet veya külotlu çorap giyinerek geçmeniz mümkün olabilir.

Giydiğiniz çorapların pamuklu olması ayaklarınızı rahat ettirirken hem de terlemesinin önüne geçecektir.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Eda Taşpınar 90 yaşındaki büyükannesi yoga yaptı!

İzmir'de tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptığı anları sosyal medya hesabından yayınladı. Taşpınar, paylaşımına "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" notunu düştü.

Her yıl Yunanistan'ın Mikonos Adası'nda tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, bu kez tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle soluğu İzmir'de aldı.

Paylaşımlarıyla adından sıkça söz ettiren Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptı.

O anları takipçileriyle paylaşan Eda Taşpınar, "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" ifadelerini kullandı.




11 Temmuz 2020 Cumartesi

En çok kilo aldıran 7 besin!

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.

Kadınların en büyük sorununa çare.

Selülit kadınların korkulu rüyası.
Selülit peelingi nasıl yapılır? İşte selülite son verecek peeling tarifler

Selülit, kadınların en çok şikayet ettiği sorunların başında yer alır ve genellikle uyluk, kalça ve bacaklarda oluşarak portakal kabuğu görünümündeki çukurlu cilt görünümünü alırlar. Vücuttaki yağ dağılımının dengesiz ve problemli olması sonucu ortaya çıkan selülitler için alternatif çözüm olarak peeling uygulamaları etkili bir yöntemdir. Peki, Selülit peelingi nasıl yapılır? İşte doğal peeling tarifleri.

Selülit oluşumunu etkileyen nedenler arasında en çok beslenme şekli, yaşam stili, hormonlar ve gen faktörü rol oynar. Gençliğin simgeleyen gergin ve pürüzsüz cilt ne yazık ki selülitlerin ciltteki kötü görünümünden dolayı olumsuz etkilenirler.

Selülit oluşumunu engellemenin pek çok yolu araştırılmış ve denenmiş olabilir ancak etkili bir peeling ile selülit görünümünüzü azaltabilirsiniz. Uygulayacağınız selülit peelingi kan dolaşımını hızlandırarak selülitlerin yok olmasına yardımcı olmalıdır ve genellikle bu peelingler cildinizin nemlenmesini ve canlanmasını da sağlar. Peki selülit peelingi nasıl yapılır? İşte selülite son verecek peeling tarifleri…



KAHVE PEELİNGİ

MALZEMELER

6 tatlı kaşığı Türk kahvesi
3 tatlı kaşığı esmer şeker
3 tatlı kaşığı kaya tuzu
3 tatlı kaşığı tatlı zeytinyağı

YAPILIŞI


Malzemeleri bir kabın içerisinde püre kıvamı alana kadar karıştırın. Hazırlamış olduğunuz peelingi selülitli alanlara uygulayabilirsiniz. Banyo lifi ya da elinizle ovarak uygulamanız tavsiye edilir. Bir süre bu şekilde masaj yaptıktan sonra durulayın. Haftada 1-2 defa uygulayarak daha etkili sonuçlara ulaşabilirsiniz.

BALLI KARBONAT PEELİNGİ

MALZEMELER

1 yemek kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı bal
Bir miktar su

YAPILIŞI

Karbonat, bal ve suyu karıştırın ve sorunlu bölgeleri hazırladığınız bu karışımla ovun. Ballı karbonat peeling sayesinde kan dolaşımı hızlanır, cildinizin nemlenerek pürüzsüz bir görünüme kavuşur. Kahve peelingin de olduğu gibi haftada 1-2 kere uygulayarak etkili sonuçlara kavuşabilirsiniz.

3 Haziran 2020 Çarşamba

Kanı temizleyen Kudret Nar'ı faydaları. Her derde deva.

Kudret narının faydaları

Adı gibi kudretli bir bitki olan kudret narı son dönemde popüler hale geldi. Mide hastalıklarından bağırsağa, cilt sorunlarından diyabete pek çok rahatsızlığa iyi gelen kudret narı, içerdiği yoğun C vitamini sayesinde bağışıklığı da güçlendiriyor. Peki kudret narı nedir, kudret narını faydaları nelerdir, kudret narı nasıl tüketilir, kudret narı nerede bulunur? 



Yazın meyveleri taze olarak tüketilen kudret narının tohumları kullanılarak kudret narı macunu ve kudret narı yağı da yapılıyor. Kudret narı, içeriğinde bolca vitamin, mineral, lif ve faydalı element bulunduran bir bitki olduğunda pek çok hastalığı önleyici, var olan rahatsızlıkları da tedavi edici şifalı bir bitkidir.

Kudret narının besin değerleri
100 gram kudret narı genel olarak

30 kalori,
29 gram karbonhidrat,
3 gram protein,
69 gram yağ,
87 miligram A vitamini,
88 miligram C vitamini içeriyor.

Sindirim sisteminin fonksiyonlarını düzenler.
Mide, bağırsakla ilgili rahatsızlıkları önler ve tedavi eder.
Ülser, kolit, gastrit, reflü, kabızlık, hazımsızlık, bağırsak tembelliği gibi sorunları gidermek için tüketilir.
Mide ve bağırsakta bakteri üremesini önler, sindirim sistemi enfeksiyonlarını tedavi eder.

The benefits of pomegranate pomegranate

Being a potent plant like its name, pot pomegranate has become popular recently. Good for many ailments, from stomach diseases to intestines, from skin problems to diabetes, potency is also strengthening immunity thanks to its intense vitamin C content. So, what is potency pomegranate, what are the benefits of pomegranate pomegranate, how to consume potency, where to find potency?

In the summer, using the seeds of the pomegranate, the fruits of which are freshly consumed, are made of potency pomegranate paste and potency oil. Bitter pomegranate is a medicinal plant that prevents many diseases and treats existing ailments when it is a plant that contains plenty of vitamins, minerals, fiber and beneficial elements.

Nutritional values ​​of Kudret pomegranate
100 grams of pomegranate in general


30 calories,

29 grams of carbohydrates,

3 grams of protein,

69 grams of fat,

87 milligrams of vitamin A,

Contains 88 milligrams of vitamin C.


It regulates the functions of the digestive system.
It prevents and treats stomach, intestinal disorders.
It is consumed to relieve ulcer, colitis, gastritis, reflux, constipation, indigestion, intestinal laziness.
It prevents bacterial growth in the stomach and intestines and treats digestive system infections.


26 Mayıs 2014 Pazartesi

Zencefil'in faydaları nelerdir.

Yemeklerde ve içeceklerde kattığı tadın yanı sıra inanılmaz faydaları olan zencefili yaşamınıza dahil etmeniz için pek çok sebep var.

 Birlikte göz atalım…

Tıpkı bir ilaç gibi diş ağrısı, migren, adet sancısı gibi ağrılarda kullanabileceğiniz anti-inflamatuar özelliğe sahiptir.

Her türlü ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Eğer kendinizi kötü hissederseniz, taze zencefil suyu veya çayı içmeyi deneyin.

Yüzyıllardır bilinen en temel özelliği antioksidan oluşudur. Vücuttaki yabancı maddeleri, toksinleri atmak için en güçlü yardımcınızdır.

Grip, soğuk algınlığı gibi durumlarda size destek verir. Kısa sürede ayağa kalkmanızı sağlar.

Bunun için limon ve balla karıştırdığınız sıcak suya birkaç dilim zencefil atın ve demleyerek için.


19 Mayıs 2014 Pazartesi

Yorgunluk ile başa çıkmanın yöntemleri.

İş yoğunluğu, koşuşturmalı büyük şehir yaşamı ve mevsim geçişi derken günlük tempomuzu düşüren kronik yorgunluk hepimizi olumsuz etkiliyor. 

Oysaki kolayca uygulanabilecek sağlıklı beslenme programı ve yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişikliklerle yorgunluğunuzu üzerinizden atmanız mümkün.

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Yeşim Çelik, kadınların kabusu olan kronik yorgunluktan korunma yolları hakkında şu bilgileri veriyor.

Yeterli ve dengeli beslenme yorgunluğunuzu alır

Kansızlık, enfeksiyonlar, karaciğer, kalp ve böbrek yetmezlikleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, metabolik bozukluklar (hipoglisemi), hormonal problemler (hipotiroidi, böbrek üstü bezi yetmezliği), kanser gibi ciddi sağlık sorunlarında yorgunluk bazen ilk işarettir.

Yorgunluk, tekrarlayan ve uzun süren stresin, uyku problemlerinin, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların sonucunda da oluşabilir. Alkol ve sigara kullanımı, yorgunluktan korunmak için kullanılan uyarıcılar ve bazı ilaçlar ve daha da önemlisi beslenme yanlışları yorgunluğun başlıca nedenlerindendir.

Yeterli ve dengeli beslenme, yorgunluğu önlemenin en önemli yollarından birisidir. Öğünlerinizde dikkat edeceğiniz birkaç küçük kural kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.

Yumurta ve kırmızı et demir eksikliği kaynaklı yorgunluğu önler

Yorgunluğun temel nedeni demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Kadınlarda daha sık gözlenen kansızlığı önlemek için haftanın belirli günlerinde demir içeriği yüksek olan yumurta tüketilmelidir.

Haftada 2-3 kez kırmızı etin yanında mutlaka demirin vücut tarafından kullanımını artıran C vitamini içeren sebze ve meyvelerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Çok koyu çay ve kahve tüketimi demir emilimini azalttığı için yemekten hemen sonra tüketilmesi önerilmez. Kuru meyvelerin demir içeriği yüksektir. Ara öğünlerde kan şekerinin dengelemesi açısından tüketilmesi önemlidir.

18 Mayıs 2014 Pazar

Şimdi dondurma zamanı.

Sütten üretilen dondurma, aynı zamanda sağlıklı tatlı seçeneklerinin başında gelir. 

Çünkü;

• Kaliteli protein kaynağıdır.

• A vitamini açısından zengindir.

• Riboflavin vitamini açısından zengindir.

• Kalsiyum ve fosfor minerallerini yüksek oranda içerir.

• Az miktarda D vitamini içerir.

• Birçok tatlıya nazaran kalori içeriği daha düşüktür.

ÇOCUĞUNUZ SÜT SEVMİYORSA...

Büyüme ve gelişme çağında protein, kalsiyum ve fosfor kemik ve kas gelişimi açısından elzemdir. Dondurma, içeriği ile bu gereksinmenin karşılanmasında yardımcı olur. Özellikle süt tüketmeyi sevmeyen çocuklarda süt yerine tüketilmesi günlük besinsel ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olur.

GEBELİKTEKİ KALSİYUM İHTİYACI İÇİN...

Gebelik döneminde; anne adayının kaliteli protein ve kalsiyum ihtiyacı artar. Anne bu gereksinmesini karşılayamazsa, bebek annenin depolarını kullanır ve doğum sonrası anne de kemik erimesi gibi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle gebelerin günlük 600 ml (3 bardak) süt ve süt ürünleri tüketmesi gerekir. Bu gereksinmenin bir kısmı dondurma ile karşılanabilir.

YAŞLILAR DA TÜKETEBİLİR

Kilo almakta güçlük çeken, çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılarda günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir kaynak olarak kullanılabilir.

KEMOTERAPİ ALAN KANSER HASTALARI

Kemoterapi alan hastalarda, kimi zaman kemoterapi tedavisinden hemen sonra yanma hissi ve iştahsızlık gözlenebilir. Buna paralel bulantı ve kusma şikâyetleri baş gösterebilir.  Bu tür hastalarda, dondurmanın genellikle kolay tüketildiği ve bulantıya sebep olmadığı gözlenmiştir.

Zayıflamak isteyen kişi dondurma tüketebilir mi?

Günlük beslenme programından 1 bardak süt ve 1 dilim ekmek eksilten kişi, diyet yaparken de günde 2 top dondurmayı ara öğün olarak tercih edebilir.

Şeker Hastaları dondurma tüketebilir mi?

Kan şekeri düzeyi kontrol altına alınmış ve obez olmayan şeker hastaları; diyetisyenlerinin önerisi doğrultusunda haftada 1-2 defa 1 top sade veya meyveli dondurma tüketebilir. Piyasada bulunan tatlandırıcı ile hazırlanmış şeker içermeyen dondurmalar da günde 1-2 top ara öğün yerine tercih edilebilir.

BUNLARA DİKKAT!

• Gerçek sütten yapılmış dondurmalar tercih edilmelidir.

• Süt kreması veya kaymaktan yapılan dondurmalar, daha nadir tercih edilmelidir.

• Dondurma; süt ürünü olduğundan ötürü uygun koşullarda saklanmadığında zehirlenme riski yaratabilir. Bu nedenle; soğuk ve karanlık ortamda saklanmalıdır.

• Erimiş, eridikten sonra yeniden donmuş dondurmalar kesinlikle tüketilmemelidir.

• Paket dondurmalarda, üretim izni ve son kullanma tarihi kontrol edilmeden tüketilmemelidir.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Ceviz ve cevizin faydaları

Uzun zamandır sağlık üzerine yazımız olmamıştı. Bugün ceviz ve faydaları ile başlayalım istedik.
Önce ceviz nedir? Kısaca anlatalım.

Ceviz botanikte Juglandaceae familyasından Juglans cinsinden bir ağaç türüdür. Karşılıklı dizilmiş yaprakları tek tüysüdür. Ceviz ağacı kışın yapraklarını döker. Meyveleri sert kabukludur. Kabuğun içindeki meyvenin şekli insan beynine benzer. Meyvesi taze olarak tüketilebildiği gibi genelde kurumuş şekli daha fazla kullanılır.

Meyvesi birçok yemekte malzeme olarak kullanılmakla birlikte tek başına daha fazla kullanılır.
Ceviz ağacının gövdesi de mobilya yapımında çok kaliteli  bir kerestedir. Ayrıca ceviz ağaçlarının ürünleri boyacılıkta da kullanılmaktadır.
Ceviz meyvesinin besin değerleri (100 gr)ceviz f21 300x225 Cevizin Faydaları
A vitamini: 30 İ.U.
Tiamin 0,48 mg.
Niasin: 1.2 mg.
Fosfor: 380 mg.
Kalsiyum: 83 mg.
Potasyum: 225 mg.
Demir: 2.1 mg.
C vitamini: 3 mg.
Yağ: 64.4 gr.
Karbonhidrat: 15.6 gr.
Protein: 15.0 gr.
Kalori: 654

Ceviz meyvesinin faydalarına bir göz atarsak…

Cevizde vitamin, protein, mineral oranı çok yüksektir. Kalori değeri çok yüksektir. Sağlığımız açısından çok önemli olan doymamış yağ oranı da yüksektir.
Cevizin içeriğinde olan omega 3 ve omega 6’nın beynimize ve zeka gelişimimize çok faydalı olduğu biliniyor. Bu yönüyle hafızayı kuvvetlendirir.

Omega 3 yağının kan basıncını düşürmesi özelliği yüksek tansiyona iyi gelir
Besin değeri yüksek olduğu için vücuda enerji verir.
Cevizin antitoksidan özelliği vücudumuzdaki toksik maddelerin atılmasını sağlar.
Kolesterolü düşürmede yardımcıdır.

Hazımsızlığı gidermede faydalıdır.
İshal ve kabızlığın giderilmesinde faydalıdır.
Göğüs ağrılarında ve öksürükte faydalıdır.
Ceviz yağı bağırsak kurtlarının dökülmesinde faydalıdır.

Nasırlara sürüldüğünde nasırlarda iyileştirme etkisi vardır.
Cilt hastalıklarında ve cilt lekelerinin giderilmesinde faydalı olduğu biliniyor.
Ceviz bal ile birlikte tüketildiğinde basura faydalıdır.
Ceviz damar sertliğinin giderilmesinde çok önemli yardımcı bir meyvedir. Bu yönüyle kalp hastalıklarında da çok faydalıdır.

Cevizdeki omega 3 yağı ve antioksidan maddeler birçok tümörlerin ve kanser türünün gelişmesini yavaşlatır. Yani kansere karşı çok faydalıdır.
Cevizin uyku sorunlarına karşı faydalı olduğu da birçok araştırmada belirtiliyor.

Ceviz Alzheimer hastalığına karşı çok faydalıdır. Bence Alzheimer olmadan yemek çok daha faydalı olacaktır.
Ceviz bir günde ne kadar tüketilmeli konusuna gelince benim önereceğim 40-50 gr kadardır. Daha fazlasının tüketilmesinde sakınca var mı derseniz. Sadece fazla kilolar…

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Kiraz uyku ilacından daha etkili.


Kirazın bir çok faydası biliniyordu da bu yeni eklendi. Amerikalı uzmanların yaptıkları yeni bir araştırmaya göre kiraz suyunun insan bünyesine olan çok özel bir faydası çıktı. Amerika'nın Louisiana State Üniversitesi'nden yapılan açıklamalara göre kiraz suyu uykusuzluk çekenlerin derdinin dermanı.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Sağlık için çin çayı için,faydaları nelerdir?

Çin çayı diye bir çay duydunuz mu daha önce? Peki bu çin çayı nedir, nelere iyi gelir ve ne gibi faydaları vardır biliyor musunuz? Çin çayı hakkında bir bilginiz yoksa bu makalemizde hepsni öğreneceksiniz hanımlar ve beyler.

Sağlık açısından çok faydalı olan bir çok rahatsızlığa iyi gelen ve tedavi eden çin çayının yararlarını ve nasıl kullanılması gerektiğini sizlerle paylaşıyoruz, buyrun.

Çin Çayının Faydaları

Liu Wei Di Huang Wan patentndeki klasik çin çayındaki bitkisel formüller sağlığa bire birdir. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol, düşük adrenal, işitme yoksunluğu, görme zayıflığı, uykusuzluk gibi birçok soruna iyi gelmektedir. Genç ya da yaşlı farketmez herkese faydalarını gösterir. Yavaş büyüyen gelişmemiş çocuklarda başarılı bir şekilde yardımcı olarak hızlı büyüme ve gelişmeyi sağlar. Bu formüldeki 6 bitki, kızılağaç köklü melez oğul otu, Dioscorea sap kökü, yabani kızılcık, şakayık, Poria Cocos mantarı, Alisma plantago aquatica kök sapından oluşur.

Böbrek ve karaciğer yetersizliği hastalığında tanı konduğunda bu çay içilebilir, hastalığı iyileştirici etkisi vardır. Kuruyan kafa derisi, tırnak kırılmaları, kuru cilt ve dil sorunlarında da endikedir. Gözlere, diyabet, sırt ve ayak ağrısı, zayıf dizler, aşırı susama, huzursuzluk, baş dönmesi, geze terlemeleri, sık idrara çıkma ve idrarda yanma, koyu lekeleri tedavi edici bir Çin tıbbi formülüdür. Yaşlanmaya bağlı sorunlar, stres, ateş sorunlarını yatıştırır, hayati sıvıları kontrol eder.

Bu çay, lenfositlerin sayısını artırır ve sitokinlerin üretimini düzenler, böylece vücudun bağışıklık fonksiyonları düzenlenmiş olur. Seks hormonlarının üretimini artırırken, enfeksiyon önleyicidir, adrenal kortesk hormonlarını düzenler. Kan şekeri seviyesini azaltır, diyabet için süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesini arttırır. SOD vücuttaki serbest radikalleri ortadan kaldıran ömür uzatan bir enzimdir. Doğal enerji sağlayan bu ilaç bazı ilaçlarla kullanılmamalıdır.

Kolay kış diyeti ile zinde ve estetik görünmek.

Kış aylarında da estetik görünüme önem veriyoruz, formumuzu koruyabilmek için kış diyeti uygulamamız gerekiyor.

 Sizi zorlamayacak aynı zamanda da kalori dengenizi ayarlayabilecek bir diyet bulduk, etkili olması sebebiyle sitemizde yayınlamaya karar verdik. Kışın kilo vermek ve göbek eritmek zor diyenlere işte kadınlar için kışın uygulanabilecek kış diyeti :

Kolay kış diyetleri : 1.Gün

Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 haslanmis yumurta, 1 dilim ekmeğin çeyreği kadar peynir, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr derisi alınmış ızgara tavuk, 1 kase yoğurt, 1 salatalık
Akşam: 1 porsiyon pırasa yemeği, salata, 1 elma
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 2.Gün

Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 haslanmis yumurta, 1 domates, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 100 gr haşlanmış et, yarım porsiyon yağsız makarna, salata
Akşam: 1 porsiyon nohut yemeği, salata, 1 elma
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 3.Gün

Sabah: 1 yumurtalı omlet, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr ızgara tavuk eti, 1 dilim kepekli ekmek, salata
Akşam: 1 porsiyon ıspanak yemeği, salata, 1 mandalina
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 4.Gün

Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 salatalık, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 100 gr ızgara köfte, salata, 1 kase yoğurt
Akşam: 1 porsiyon karnibahar yemeği, yarım porsiyon pilav, 1 portakal
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 5.Gün

Sabah: 1 yumurta, 1 domates, 1 salatalık, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr ızgara biftek, 1 kase yoğurt, 1 mandalina
Akşam: 1 porsiyon et sote, yarım porsiyon yağsız makarna, 1 nar
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 6.Gün

Sabah: 1 yumurtalı omlet, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 3 adet mücver, yarım porsiyon pilav, 1 nar
Akşam: 1 porsiyon kuru fasulye, 1 kase yoğurt, 1 portakal
Yatmadan once 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 7.Gün

Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, kibrit kutusu kadar peynir, 1 domates, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gram ızgara tavuk göğsü, 1 kase yoğurt
Akşam: 1 porsiyon kıymalı kabak yemeği, yarım porsiyon yağsız makarna, 1 kase yoğurt
Yatmadan önce 1 bardak süt
Kolay kış diyetleri : 1.Gün
Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 haslanmis yumurta, 1 dilim ekmeğin çeyreği kadar peynir, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr derisi alınmış ızgara tavuk, 1 kase yoğurt, 1 salatalık
Akşam: 1 porsiyon pırasa yemeği, salata, 1 elma
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 2.Gün
Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 haslanmis yumurta, 1 domates, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 100 gr haşlanmış et, yarım porsiyon yağsız makarna, salata
Akşam: 1 porsiyon nohut yemeği, salata, 1 elma
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 3.Gün:
Sabah: 1 yumurtalı omlet, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr ızgara tavuk eti, 1 dilim kepekli ekmek, salata
Akşam: 1 porsiyon ıspanak yemeği, salata, 1 mandalina
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 4.Gün:
Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, 1 salatalık, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 100 gr ızgara köfte, salata, 1 kase yoğurt
Akşam: 1 porsiyon karnibahar yemeği, yarım porsiyon pilav, 1 portakal
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 5.Gün:
Sabah: 1 yumurta, 1 domates, 1 salatalık, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gr ızgara biftek, 1 kase yoğurt, 1 mandalina
Akşam: 1 porsiyon et sote, yarım porsiyon yağsız makarna, 1 nar
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 6.Gün:
Sabah: 1 yumurtalı omlet, 1 bardak şekersiz kahve
Öğle: 3 adet mücver, yarım porsiyon pilav, 1 nar
Akşam: 1 porsiyon kuru fasulye, 1 kase yoğurt, 1 portakal
Yatmadan once 1 bardak süt

Kolay kış diyetleri : 7.Gün:
Sabah: 1 dilim kızartılmış kepek ekmeği, kibrit kutusu kadar peynir, 1 domates, 1 bardak şekersiz çay
Öğle: 100 gram ızgara tavuk göğsü, 1 kase yoğurt
Akşam: 1 porsiyon kıymalı kabak yemeği, yarım porsiyon yağsız makarna, 1 kase yoğurt
Yatmadan önce 1 bardak süt

Oksijen terapisi ile nasıl zayıflanır.

Bölgesel zayıflama teknikleri


Oksijen tedavisi ile nasıl zayıflanır.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Buzlukta dondurulmuş limon lezzete lezzet katar.

Dondurulmuş limon sayesinde hem yemeklerinize yeni bir lezzet katıyor hem de daha fazla vitamin alıyorsunuz

Büyük olasılıkla, limon denince sadece limon suyu ve C vitamini aklınıza gelir. Sadece bu kadar olduğunu düşünürsünüz. Artık limonun gizemlerini öğrenince onu kupada içeceğiniz hazır çorbalarınıza bile katabileceksiniz.

Ziyan etmeden limonun tamamını nasıl kullanırsınız? Çok basit… Limonu (yıkayıp) buzdolabınızın buzluk bölümüne koyuyorsunuz. Donduktan sonra mutfak rendesini alıp limonun tamamını rendeleyebilirsiniz. Soymanız gerekmiyor.

Rendelenmişini yemeklerinizin üzerine serpebilir, sebze salatasına, dondurmaya, çorbaya, makarnaya, makarna sosuna, balık porsiyonlarına katabilirsiniz. Yemeklerin tamamı, daha önce hiç tatmadığınız mükemmel bir lezzet kazanacaktır.

Bir kısmını ziyan etmeyip yemeklerinize yeni bir lezzet katması dışında rendelenmiş limonunuz, limonun sadece suyunda bulunandan 5 veya 10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve evet, şimdiye kadar bunu kaybediyordunuz.

Ama bundan sonra, tüm limonu dondurmak gibi basit bir işlem sonrasında, onu rendeleyip yemeklerinizin üzerine serperek tüm besleyici özelliklerini kullanıyor olacak, yani daha sağlıklı besleniyor olacaksınız.

Patlıcan'ın hiç bilinmeyen faydaları.

Yemeklerin baş tacı diyabetin ilacı

Patlıcanı çok sevenler var, bir de hiç sevmeyenler...Patlıcan lezzetlenmeye, sofradaki hemen her şey patlıcanlı olmaya başladı...

'Zaten hiç faydası yok, neden yiyeyim' diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Patlıcanın içinde A vitamini ve fosfor bulunmakta.
Bazı esanslara sahip olan patlıcanın en büyük özelliği sinirleri yatıştırması.

Bol idrar söktürdüğü için de vücuttan su atılması ve kilo verilmesine yarar sağlıyor.
Kansızlığa iyi geliyor. En sağlıklı pişirime yöntemiyse külde ya da ocak üzerinde pişirilip, kabuklarını soyarak, ince kıyarak yemek.

Patlıcan, damarları yüksek kolesterolün yarattığı kötü etkilerden koruyor. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde patlıcan yiyenlerde mide kanserine rastlanmadığı görülmüş.

Kasların gelişimine ve istemsiz kas kasılmalarına da iyi geldiği tespit edilmiş. Patlıcan lifli bir sebzedir.
Bu lifler sayesinde hazımsızlığa iyi geldiğini bağırsakları da iyi çalıştırdığını belirtiyor uzmanlar.
Sağlığımıza yararlı olan bu sebzeyi zayıflamak isteyenler için diyetisyenler listesine alıyor.