finans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
finans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2020 Çarşamba

Merkez Bankası Başkanı: Fiyat istikrarını sağlamalıyız.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, '2021 Yılında Para ve Kur Politikası' tanıtım toplantısında yaptığı sununda, "Fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız" dedi.

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, 2021 Para ve Kur Politikası metni tanıtım toplantısıyla göreve atandıktan sonra ilk kez kameralar karşısına geçti.


Ağbal'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, istihdam ve toplumsal refahın ön koşuludur.
Fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız.
Hedeflerimize ulaşmak için şartların gerekli kılması halinde politika duruşumuzu daha da sıkılaştıracağız.
TCMB kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amaçlı döviz alım ya da satım işlemi yapmayacaktır.
Para politikası 2021 yılında sade ve anlaşılır bir çerçevede oluşturulacak ve uygulanacaktır.
Dalgalı kur rejimi devam edecek, kurlar serbest piyasa koşullarında arz ve talep dengesine göre oluşacaktır. TCMB'nin nominal ya da reel bir kur hedefi bulunmamaktadır.
Enflasyonun ekonomimizi ve ülkemizi etkilediği maliyetler konusunda farkındalığın artırılması ve enflasyon hedeflerinin bütün paydaşlarca sahiplenilmesini önemli görüyoruz.

3 Haziran 2020 Çarşamba

Bitcoin’de dakikalar içinde sert düşüş!

Bitcoin’de Dakikalar İçinde Sert Düşüş! 10 bin doları gören bitcoin tekrar 9.500 seviyelerine geri dönüş yaptı.


BTC fiyatı şu anda önemli artış trendi desteğini 9.300 dolar seviyesinde tutuyor, ancak daha büyük bir düşüşe karşı savunmasız.

Bitcoin daha yüksek seviylerde devam edemedi ve 10.000 dolarlık pivot seviyesinin altına düştü.
Fiyat, 9.740 dolar ve 9.500 dolar seviyelerine yakın birçok desteği kırdı.
BTC/USD paritesinin saatlik grafiğinde (Kraken’den veri akışı) 9.735 dolarlık destekle bir yükseliş trend çizgisinin altında bir kırılma oldu.

Paritenin şu anda 9.300 dolar seviyesine yakın önemli bir yükseliş trendi desteği bulunuyor.

Analiste göre, 9.300 dolarlık destek bölgesi yakın vadede büyük önem kazanıyor. Bitcoin 9.300 dolarlık desteğin üzerinde kalmazsa, tekrar bir düşüşe neden olabilir. İlk destek 9.000 dolar seviyesinde, bunun yanında yakın vadede analiste göre 8.500 dolar ve 8.400 dolar seviyelerine doğru daha büyük bir düşüş riski var.

Bitcoin had a sharp decline in minutes.
 Bitcoin, which saw 10 thousand dollars, returned to 9,500 levels again.

The BTC price currently holds the major uptrend support at $ 9,300, but is vulnerable to a larger downtrend.

Bitcoin could not continue at higher levels and fell below the $ 10,000 pivot level.

The price broke many supports near the $ 9,740 and $ 9,500 levels.

There was a break below an uptrend line on the hourly chart of the BTC / USD pair (data flow from Kraken) with support at $ 9,735.

The pair is currently supporting a significant uptrend near the $ 9,300 level.

According to the analyst, the $ 9,300 support zone is gaining importance in the near term. If Bitcoin does not stay above the $ 9,300 support, it may cause a drop again. Initial support is at $ 9,000, but there is a greater risk of further decline towards the $ 8,500 and $ 8,400 levels in the near term, according to the analyst.

30 Mayıs 2020 Cumartesi

Rusya Libyaya sahte para yolladı.ABD el koyulduğunu açıkladı!

Libya'da darbeci Hafter hüsran yaşamaya devam ediyor.

 ABD Dışişleri Bakanlığı, bir Rus kamu şirketince Libya'nın doğusundaki Halife Hafter'in kontrolündeki sözde merkez bankasına ruslar tarafından gönderilen 1,1 milyar dolar değerindeki sahte Libya dinarına Malta makamlarının el koyduğunu açıkladı. Rusya'dan ise konuya ilişkin ABD'yi suçlayan ilginç bir açıklama geldi.

Açıklamada "Trablus'taki hükümetin yönetimindeki Merkez Bankası'nın ülkenin tek meşru merkez bankası" olduğu aktarıldı.

Rusya Dışişleri Bakanlığından yazılı açıklama ile sahte para basılması savunuldu.
Libya Merkez Bankası ile Rus Goznak kamu şirketinin Libya dinarı basması konusunda 2015’te anlaşma imzaladığı belirtilen açıklamada, bu anlaşmanın da Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi tarafından onaylandığı kaydedildi.

Russia sent counterfeit money to Libya, USA announced that it was seized!

In Libya, the putschist Hafter continues to experience frustration.

  The US Department of State announced that the Maltese authorities seized the $ 1.1 billion fake Libyan dinar sent by the Russians to the so-called central bank under the control of the Caliph Khafter in eastern Libya by a Russian public company. An interesting statement came from Russia that blamed the USA on the subject.

"Central Bank under the government of Tripoli is the only legitimate central bank in the country," the statement said.

With the written statement from the Russian Ministry of Foreign Affairs, printing of counterfeit money was defended.
It was noted that the Libyan central bank and the Russian Goznak public company signed an agreement in 2015 on the printing of Libyan dinars, and this agreement was approved by the Tobruk-based House of Representatives.

17 Temmuz 2014 Perşembe

76 yıllık tatlıcıyı Lübnanlılar aldı

76 yıllık tatlıcıyı Lübnanlılar aldı
Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt, Lübnan asıllı işadamı Mustafa Aşur’a satılıyor.

Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt, Lübnan asıllı işadamı Mustafa Aşur’a satılıyor. Aşur’un sahibi oldu Infinity Invest Holding Anonim Şirketi, Özsüt’ün sahibi STG Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ni satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurdu. Rekabet Kurulu’nun onay vermesi halinde İzmir’in 76 yılık markası el değiştirecek.

İzmirliler, 1938 yılında Kemeraltı’ndaki dükkanda Sefer Usta’nın yoğurt ve kaymağıyla ile tanıştı. 1980 yılına gelindiğinde Sefer Usta’nın oğlu İbrahim Urlulu liderliğinde Özsüt muhallebisi olarak büyüdü. İlk şubesi, kuruluşundan 53 yıl sonra İzmir Alsancak’ta açılan Özsüt, 1996 yılında altı farklı şubede müşterilerini ağırlamaya devam etti. 2002 yılında şube sayısını 50’ye çıkarmayı başaran marka, 2014 yılının Mayıs ayında Azerbeycan’ın Bakü şehrindeki şubesini açtı. Azerbeycan ve Türkiye’deki 44 şehirde bulunan 185 bayisi ile müşterilerine hizmet vermeye devam eden Özsüt, bugün 10 bin metrekarelik fabrika alanı ve bin 500 metrekarelik soğuk hava deposu ile 3 bin kişiye istihdam sağlıyor.

Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt’ün ortakları, satış için Rekabet Kurulu’na başvurdu. Özsüt ortaklarının şirkete talip olan Infinity Invest Holding Anonim Şirketi’nin Sahibi Mustafa Aşur’la görüşmeye başladığı öğrenildi. Lübnan asıllı bir işadamı olan Aşur, Türkiye, Ortadoğu ve Karadeniz’in en büyük petrol depolama ve lojistik firmalarından biri olan Delta Petrol’ün de ortağı. Aşur’un eşi Işık Keçeci Aşur’un ise Amerikan kahve zinciri Starbucks’ı Türkiye’ye getiren Ortadoğulu Alshaya’nın Türkiye Genel Müdürü ve Caffe Nero Türkiye’nin ortağı olduğu öğrenildi.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Dolar yine yükselişe geçti

Dolar son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü serbest piyasada dolar 2.11'e kadar yükseldi.

Dün güne 2.09'un altında başlayan dolar 2.1072'ye kadar yükselerek, bir haftanın en yüksek seviyesini test etti. Dün günü 2.10'un hemen üzerinde tamamlayan dolar bu sabah serbest piyasada 2,1010 liradan güne başladı. Açılışın ardından 2,1120 liraya kadar yükselen dolar sonra 2,1109'dan alıcı buluyor.

Kapalıçarşı'da euro ise 2,8630 lira oldu

Yeni tüketici kanunu tüketicileri bankaların insafına terkediyor.

Bankalar her türlü ücret ve komisyonu istediği gibi müşterisinden alabilecek!

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun bugün yürürlüğe giriyor. AKP Hükümeti’nin ‘devrim niteliğinde düzenlemeler içeriyor’ dediği kanun ile ilgili Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar BirGün'e konuştu.

BANKALARDA HER ŞEY PARA OLACAK

Çakar, “Bankalar artık her ücreti, komisyonu ve masrafı isteyebilecek” dedi. Çakar, bunun yolunu açan maddeyi şu şekilde açıkladı: “Yasa’ya konulan 4.maddenin 3.fıkrası, 'Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün ve hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.”

Çakar, usul ve esas düzenleme işinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na devredilme işinin “Kurda, kuzu emanet etmek olduğunu söyledi. Eski yasada böyle bir hüküm olmadığının altını çizen Çakar, “Yasallaşan bu haksız ücret, komisyon ve masrafların büyük çoğunluğu kesinleşecek ve yasal olarak alınmaya başlanacak. Böylece, yenilerinin de önü açılacak. Vatandaşların bankalarca soyulmasının önü açılacak. Bankalar yaptıkları her iş ve işlem başına ayrı ayrı ücret alabilecek” diye konuştu.

BANKALARA BÜYÜK KIYAK YAPILDI

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan her türlü ücret, komisyon ve masrafların bankalar tarafından alınabileceğine ilişkin hükmün yasadan çıkartılması gerektiğine vurgu yapan Çakar, “Bizler bu yasanın taslak halinde yer alan, ‘dosya masrafı, hesap ücreti alınmaz’ maddelerine karşı çıkarak, sadece faiz ücreti alınmalı, diğer bütün ödemeler kaldırılmalı, demiştik. Oysa bu yasa ile görüyoruz ki hükümet bankalarla masaya oturmuş ve onların talepleri doğrultusunda bir yasa çıkarmış” dedi.

TÜKETİCİNİN ELİNDEN ALINAN HAKLAR VAR
Yasaya göre, bankaların yanı sıra firmaların da korunduğunu söyleyen Çakar, “Ürünün değişim hakkı, yenisi ile değişim hakkı, ücretsiz onarım hakkı tüketicinin elinden alındı. Firma korunarak, yasa ile geriye dönüş yaşandı. Bu da bu yasanın ‘devrim değil, ‘karşı devrim’ olduğunun ispatıdır’” dedi. Çakar, eski kanun ile yenisini şu şekilde karşılaştırdı:

**Tüketiciye ayıplı mal satıldığında tüketici, ürünün bedelini geri alır, ürünü yenisi ile değiştirir, ürünü ücretsiz değişim yapar, ürünün fiyatı değerinde başka bir mal alır şeklindeki haklar değişti. Bunun yerine muallak ifadelerle firmalar güvence altına alındı. Eskiden ürün arızalı çıktığında ücretsiz tamir yapılabilirken şimdi, ‘aşırı masraf çıkmazsa ürün tamiri yapılır’ deniliyor. Aşırılık nasıl belirlenecek belli değil. **Eski kanuna göre, ‘tüketici ürünün yenisini istiyorum’ dediğinde değişim yapılırdı. Kanun artık, ‘imkan varsa değişim yapılır’ diyor. Firma ‘imkan yok’ dediğinde ne olacağı da belli değil.

27 Mayıs 2014 Salı

Milli Piyango satışa geldi.

Milli Piyango'ya 3 talip çıktı
'Şans Oyunları' özelleştirmesi için ön yeterlilik alan şirketler belli oldu

Milli  Piyango’nun özelleştirilmesi için geri sayım başladı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yürüttüğü süreçte öne yeterlilik alan şirketler belli oldu. Şans Oyunları'nın 10 yıl süreyle lisans devri ihalesi için ön yeterlilik başvurusu yapan gruplar arasında Çek Cumhuriyeti merkezli KKCG'nin yer aldığı konsorsiyum, Net Şans Oyunları Yatırım-Hitay Yatırım Holding ortak girişim grubu ve Turkcell'in  bağlı ortaklığı Inteltek de bulunuyor.


Yatırım grubu KKCG, Emma Capital ve İtalyan şans oyunları şirketi GTECH  ile Milli Piyango ihalesine teklif vereceğini bugün açıkladı. KKCG'den yapılan açıklamada, konsorsiyumda bir Türk ortağın da yer alabileceği belirtildi.  Reuters’e bilgi veren kaynaklar Turkcell'in yüzde 55 bağlı ortaklığı İnteltek'in de ön yeterlilik başvurusu yapan şirketler arasında olduğunu söyledi.

Net Holding  dün yaptığı açıklamada, grup şirketi Net Şans Oyunları Yatırım'ın Hitay Yatırım Holding ile ortak girişim grubu (OGG) oluşturarak ihaleye katılacağını duyurmuştu. Net Şans-Hitay OGG'de Net Şans'ın payının yüzde 90, Hitay'ın ise yüzde 10 olduğu belirtilmişti.

"Şans Oyunlarının Lisans Verilmesi Suretiyle Özelleştirilmesi İhalesi", düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ait olan piyango, hemen kazan, şans topu, on numara, Süper Loto ve Sayısal Loto adlı şans oyunlarının lisanslarını içeriyor.

Ortak girişim gruplarının değişiklik yapılması için 12 Haziran'a kadar süre bulunan ihalede son teklifler 27 Haziran günü verilecek.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Galatasaray'ı bekleyen kabus: 160 milyon dolar

Futbol takımının artan maliyeti, G.Saray yönetimine alarm verdirdi. Ünal Aysal ve yönetimi 2011 yılında göreve geldiğinde 80 milyon dolarlık bir takım devralmıştı. Bugün bu tutar160 milyon dolara yükseldi. Yüksek rakam endişeye neden oldu. Maliyetin yüzde 15 düşürülmesi için düğmeye basıldı.

Galatasarayyönetiminin önüne gelen bir tablo büyük endişeye neden oldu... Futbol takımının yıllık toplam maliyeti 160 milyon dolara ulaşınca, yöneticiler alarm düğmesine bastı...

Bundan böyle takımın astronomik maliyetinin düşürülmesi için ince elenip, sık dokunacak, özetle ayak yorgana göre uzatılacak...

2011 senesinde başkan Ünal Aysal başkanlığında göreve gelen yönetim kurulu, 80 milyon dolar ile devraldığı Galatasaray futbol takımının bir sezonluk maliyetinin, tam 2 katına yani yaklaşık 160 milyon dolara ulaşması üzerine kolları sıvadı.

5+3'E GÖRE PLAN YAPILACAK

SÖZLEŞMESİ sona eren oyuncular dışında, kiraya verdiği futbolcuların takıma geri dönmesiyle şu anda G.Saray A takımında 36 kontratlı isim var.

Sarı kırmızılı takımda bu sayının fazla olduğu bir gerçek. Masraflar da bazı oyuncularla yolların ayrılmasıyla kısılacak.

Yeni sezon için transfer çalışmalarını da sürdüren sarı kırmızılı yönetim, sadece 5+3 sınırlaması nedeniyle kadroda düşünmediği yabancılara değil, Mancini'nin vereceği rapora göre yerli oyunculara da yol verecek.

UEFA'DAN UYARI VE CEZA GELMİŞTİ
GERİDE bıraktığımız sezonun ikinci yarısında 32 kişilik kadroyla Florya'da çalışan Galatasaray bu sayıyı aşağı çekmekte kararlı. Yönetim, yıllık maliyeti yüzde 15'e düşürme hedefinde. UEFA'dan, "Finansal Fair Play" kriterlerine aykırı davrandığı için uyarı ve 200 bin Euro para cezası alan Galatasaray, bir kez daha bu olası kötü tablo ile karşı karşıya kalmama adına, bu hamleyi mecburen yapacak. Kulüp bütçesi ve gelirleri baz alınıp, buna göre futbol takımının maliyeti belli bir düzeye indirilecek.

TAKIMDAKİ DİĞER GİDER KALEMLERİ...

- Futbolculara maç başına ödenen ücretler.
- Teknik heyet ve futbolculara başarı primleri.
- Mancini'nin teknik kadrosu, Sağlık Kurulu ve futbol takımı adına görev yapanların ücretleri.
- G.Saray Kulübü'nün transfer masrafları ve ödenen bonservis bedellerin yıllık yansımaları.
- Deplasman giderleri.

TAKIMDA KİM NE KADAR YILLIK ÜCRET ALIYOR?
- Roberto Mancini 4.5 milyon Euro
- Tugay Kerimoğlu 360 bin Euro
- Muslera 2 milyon Euro
- Ufuk 1 milyon TL
- Eray 12 bin Euro
- Aykut 200 bin Euro
- Eboue 2.5 milyon Euro
- Salih 1.2 milyon TL
- Sabri 1.2 milyon Dolar
- Hamit 2.750 milyon Euro
- Chedjou 2.2 milyon Euro
- Semih 1.5 milyon TL
- Koray 700 bin Euro
- Gökhan 1.1 milyon Dolar
- Hakan 1.250 milyon Dolar
- Dany 1.1 milyon Euro
- Telles 1.4 milyon Euro
- Bruma 1.1 milyon Euro
- Amrabat 1.2 milyon Euro
- Selçuk 2 milyon Euro
(Sözleşme yenilenip zam yapılacak)
- Melo 3.2 milyon Euro
- Ceyhun 1 milyon Euro
- Aydın 700 bin Dolar
- Engin 1.1 milyon Dolar
- Oğuzhan 120 bin TL
- Hajrovic 1.1 milyon Euro
- Yekta 500 bin Euro
- Sneijder 3.2 milyon Euro
- Yiğit 1 milyon TL
- Umut 1.8 milyon Euro
- Burak 2.3 milyon Euro (Önümüzdeki sezon 2.8 milyon Euro)
- Ontivero 350 bin Euro
- Umut 1.1 milyon TL
- Emre 1.5 milyon TL
- Veysel 2.7 milyon TL
- Emrecan 100 bin TL
- İbrahim 100 bin TL
- Furkan 650 bin Euro

22 Mayıs 2014 Perşembe

Ali Rıza dede Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacak.

Yaklaşık 50 yıldan beri definecilik yapan 85 yaşındaki Ali Rıza Ayaz, kendisine istediği yerde kazı izni verilmesi halinde Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacağını iddia etti.

Yıllarca definecilik yapan Ali Rıza Ayaz, Elazığ'da Firavun'dan kalma hazinenin yerini bildiğini, Adıyaman'ın Çelikhan ilçesi Pınarbaşı beldesinde ise büyük bir hazinenin olduğunu iddia ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı'na kazıyla ilgili izin talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Rıza Ayaz, 'Bana kazı izni verilmesi halinde ben Türkiye'nin tüm borçlarını karşılayacak bir hazine bulacağımı iddia ediyorum. Elimde harita ve aletler var. Avrupa ve dış ülkelerden bazı bilim adamlarıyla daha önceden yaptığım çalışmalar neticesinde hazinelerin yerini biliyorum.

 Devletin izin vermesi halinde çeşitli hükümdarların hazinelerine, yer altı saraylarına ulaşabilirim. Elazığ'da Firavun'un hazinesinin olduğu yeri biliyorum. Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesinde üç hükümdara ait hazinenin yerini biliyorum. Devlet görevlilerinin nezaretinde, kazı yapmak için izin istiyorum. Adıyaman Müze Müdürlüğü'ne Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi için müracaatta bulundum' dedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Zenginler nasıl zengin oluyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığının nedenine yer verildi.

Dünyada zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığı, her daim tartışılan bir konu olmuştur.

Son olarak konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ekonomist Paul Krugman, hedge fon yöneticilerinin milyar dolarlık maaşlarının, büyüyen refah açığında eğitimin rolünün çok az olduğunu ortaya koydunu söyledi.

Krugman, yatırımcıların paradan daha çok para yaptığı için zenginin giderek zenginleştiğini savundu.

Modern ''Eşitsizlik dereceyle ilgili değil, oligarşiyle ilgili'' diye konuştu.

Fakat ABD'de yapılan bir çalışma, tam tersi yönde bir görüş ortaya koydu.

Duke University'den araştırmacı Jonathan Wai tarafından yapılan bir çalışmada, dünyadaki multi milyarderlerin iyi eğitim aldığı ve bişisel yeteneklerinin güçlü olduğu sonucuna ulaşıldı.



17 Mayıs 2014 Cumartesi

Somalı madenciler bankalara borçlu çıktı.

Bankaların borç silme hamlesi madencinin borcunu gündeme getirdi. Soma’da bankalardan kullanılan bireysel kredi ile kredi kartı borçları 690 bin TL çıktı. Bu rakam bankaların verdiği toplam kredilerin % 0.00006’sı ediyor.

Türkiye’de iş yapan birçok banka Soma’da meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlerin borçlarını ardı ardına sildiklerini açıkladı. Hayatta kalanların ise borçlarını yeniden ele alarak, yapılandıracaklar.

Ticari hukuk kuralları içinde kredi borçlusu hayatını kaybettiğinde borcu mirasçılarına kalıyor. Borç sigortalanmış ise bu borçları sigorta şirketi ödüyor.
Bununla birlikte Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) iki ay önce çıkardığı düzenleme ile sigorta zorunluluğunu kaldırdı. Bankalar artık bireysel kredi verdikleri müşterilerinden zorunlu olarak Hayat Sigortası yapmalarını isteyemiyor. Bankalar sadece konut kredilerinde müşterilerinden hayat sigortası yapmalarını isteyebiliyorlar. Konut kredileri de belli bir teminat karşılığında verildiği için bu kredilerin de banka açısından çok fazla bir riski bulunmuyor.

Ortalama gelir: 1.400 TL
Bir bankacının verdiği bilgiye göre Somalı madencilerin gelir ortalaması 1.400 TL’ye işaret ediyor. Bankalar BDDK’nın çıkardığı yeni yasal düzenlemeler kapsamında bir kişiye en fazla maaşının 5 katı kadar kredi limiti tanıyor.
Türkiye’de yaşanan bu acı olayın ardından Soma halkının bankacılık sektöründen kullandığı kredilerin tutarına bakıldığında madencilerin gelirinin ne oranda kredi kullanımına etki yaptığı da görülüyor.
Tüm Soma halkının sistemden kullanabildiği ticari, bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin toplam tutarı 775.823 bin TL’yi aşmıyor. Burada 85 bin TL’lik ticari krediler düşüldüğünde, bireysel borç toplamının 690 bin TL olduğu görülüyor.

Sigortasız risk: 1.336 TL!
Bankalar arka arkaya madencilerin acısını paylaştıklarını ve hayatını kaybeden işçilerin borçlarını sildiklerini açıklarken, Somalılar kamu ve özel bankalardan 614.583 bin TL bireysel kredi, 76.857 bin TL bireysel kredi kartı ve 84.383 bin TL ticari kredi almışlar. Bu arada bir diğer önemli ayrıntı da bankaların bütün kredi riskleri neredeyse sigorta kapsamında. Soma’daki sigortasız toplam risk sadece 1.336 bin TL’ye işaret ediyor.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Her sabah banka hesabına 86400$ yatırılmasını istermisin?

Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün. Hesabına her sabah 86400$ para yatırılıyor. Fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın. Ertesi güne transfer edilemez, paranı kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Ne yaparsın? Tabii ki hepsini harcamaya çalışırsın.

Hepimiz, zaman adlı bankanın müşterileriyiz. Her sabah 86400 saniyeye sahip oluyoruz. Yarına trasfer edilemeyen. Her sabah hesabımız dolar, her akşam boşalır, geri dönüş yok. Saniyelerini şu anı yaşayarak harca, en iyisi bunlarla ilgili bir yatırım yap. Mutluluk, sağlık ve başarı için zaman kaçıyor. Her gün için en iyisini yap.

1 yılın değerini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.
1 ayın değerini anlamak için 8 aylık bebek doğuran anneye sor.
1 haftanın değerini anlamak için haftalık dergi çıkaran editöre sor.
1 saatin değerini anlamak için kavuşmak için bekleyen sevgiliye sor.
1 dakikanın değerini anlamak için trenini kaçıran yolcuya sor.
1 saniyenin değerini anlamak için bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.
1 saniyenin 100 de 1 değerini anlamak için olimpiyatlarda madalya kazanan koşucuya sor.

Her anını değerlendir.Her dakikanı çok özel biriyle paylaş. Zamanına ortak edebileceğin kadar özel biriyle. Unutma, zaman hiç kimse için durmaz. Geçmiş zaman tarih, gelecek zaman gizemli, şuan ise sana verilen gerçek bir armağandır.

27 Nisan 2014 Pazar

Yüzbinlerce emekli haciz kıskacına düştü.

Birçok vatandaş, emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapıyor. Bu kişiler, 2003’teki kanun değişikliği ile Sosyal Güvenlik Destek Primi yükümlüsü oldu. Ancak çoğu yükümlünün bundan haberi olmadı.

SGK da borçluların sayısını bilmiyordu. Maliye’nin 2012’de yaptığı hesaplamada 612 bin emeklinin borcu çıktı.

Emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapanların başı, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile dertte. Yüz binlerce emekli, birikmiş destek primini ödeyemediği için maaşından haciz yoluyla kesinti riski ile karşı karşıya. Normalde emekli maaşlarına haciz konulamıyor; ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçlar ile nafaka borçları istisna tutuluyor. Dolayısıyla SGDP borcu olan emeklilerin maaşından kesinti yapılıyor. SGK aslında kaç kişinin destek primi kapsamında çalıştığını tespit edemiyordu. 2012 yılında Maliye Bakanlığı ile yapılan veri alışverişinde prim ödemesi gereken kişi sayısının bilinenin çok üstünde olduğu ortaya çıktı. Buna göre, destek primi borçlusu 612 bin 518 kişi. Yıllarca ödenemeyen borçlar sebebiyle 800-900 TL maaş alan emeklilerin 10 bin lirayı aşan prim borcu birikti ve toplamda 1 milyar 192 bin TL’ye ulaştı. SGK, 2012’den itibaren  borçluların peşine düştü. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemesinin mümkün olmadığını belirtiyor. Çözüm olarak, haciz yerine birikmiş borçlara af öneriliyor.

     SGK verilerine göre 612 bin emeklinin 1 milyar 192 bin lira destek primi borcu bulunuyor. Uzun yıllardır ödenemeyen borçlar nedeniyle 800-900 TL emekli maaşı alan kişilerin 10 bin lirayı aşan prim borçları birikti. Bu borçların ödenebilmesi için geçen yıl emeklilere, taksitle ödeme imkanı getirilmişti. Ancak emeklilerin önemli bir bölümü bu affa rağbet göstermedi. Aftan sonra borçlu sayısı azalacağına artarak 612 bin emekliye çıktı. SGK, destek primi borçlarını tahsil edebilmek için emekli maaşlarından yüzde 25 kesinti yapıyor. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemelerinin mümkün olmadığını, birikmiş destek primi borçlarına af çıkarılması gerektiğini belirtiyor.

Zaman

26 Nisan 2014 Cumartesi

Bank Asya A101'i sattı.

17 Aralık operasyonunun ardından nakite sıkışan Bank Asya, perakende mağazası A-101'deki hisselerini sattı. 

2015'te halka arz etmeyi planladığı A-101'i elden çıkarmak zorunda kalan Gülen grubuna yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 26 Ocak'ta A-101'deki yüzde 18 hissesini 298 milyon liraya satacağını belirtmişti.

Dün ise A-101'deki yüzde 21.83 hissenin 350 milyon lira bedelle Memeroial Sağlık ve Aydın Örme'nin sahibi Aydın Ailesi'ne ait Aydın Perakendecilik'e satıldığı belirtildi. Aydın Ailesi A-101'in yüzde 51 ile en büyük ortağı oldu. Bank Asya'dan KAP'a yapılan açıklamada, satıştan 303.2 milyon TL kâr elde ettiğini bildirdi.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Devlet özel sektör borcuna sınırsız garanti veriyor!

Özel sektörün dış borcuna devlet garantisi getiren düzenleme, şirketlerin kendi borcuna kefil olmasını engelliyor.


Yönetmeliğe göre şirketlerin ödemediği dış borcu Hazine üstlenmek zorunda kalırsa, devlet milyarlarca dolarlık zararın küçük bir kısmını şirketten geri tahsil edebilecek. Üstelik garanti tutarı her yıl yenileneceği için devletin özel sektör riski birkaç yıl içerisinde devasa rakamlara ulaşabilecek.

Risk devlete kar şirkete

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Hazine Müsteşarlığı Tarafından Gerçekleştirilecek Borç Üstlenimi Hakkında Yönetmelik" düzenlemesi; büyük projelerde 'riski devlete yükleyen, karı özel sektöre bırakan' kritik maddeler içeriyor. Türkiye'yi 2001 krizine sürükleyen nedenleri yeniden oluşturma riski taşıdığı ifade edilen yönetmelikteki şu maddelerin kamu maliyesine büyük yükler getirebileceği belirtiliyor:

Teminat 1 taksit için

Dış borcuna garanti verilecek şirketlerden, kredi borcunun tamamı için teminat istenmeyecek. Yönetmeliğe göre borcunu devlete ödetme riski bulunan şirketlerden kredinin tamamı yerine 'en yüksek taksitin yüzde 10 fazlası' kadar kefalet istenecek. Hazine Müsteşarlığı'na verilecek bu kefalet şirket ortaklarını müştereken ve müteselsilen bağlayacak.

Sadece 55 milyon dolar

Buna göre örneğin 1 milyar dolar dış krediyi devlet garantisiyle yurtdışından getiren bir şirket bu borcu 50 milyon dolarlık taksitlerle geri ödeme anlaşması yapmışsa, Hazine'ye en fazla 55 milyon dolarlık kefalet verecek. Şirket bu küçük teminat karşılığında devletten 1 milyar dolarlık garanti almış olacak. Eğer o şirket dış borcunu ödeyemezse devlet 1 milyar dolarlık borcun tamamını garanti kapsamında dışarıya öderken 55 milyon dolarlık kısmını teminat sayesinde kurtaracak. Dolayısıyla 945 milyon dolarlık borç vatandaşın sırtına binecek.

Büyük yük gelebilir

Devlet garantisi ifade edildiği gibi 3 milyar dolarla sınırlı kalmayacak. Yönetmeliğe göre hükümet, her yıl istediği tutarda özel sektör garantisini bütçeye yazacak. Üstelik garanti tutarını Bakanlar Kurulu iki katına kadar çıkarabilecek. Dolayısıyla örneğin önümüzdeki yıl hükümet isterse bütçeye 5 milyar dolar sınır koyup daha sonra özel sektörün 10 milyar dolarlık borcuna garanti verebilecek. Garanti her yılın bütçesiyle yenileneceği için örneğin 10 yıl içerisinde bu tutar 100'lerce milyar doları aşabilecek. 2014 bütçesine eklenen bir maddeyle devletin sadece bu yıl üstlenebileceği özel sektör borç yükü 3 milyar dolara çıkarılmıştı.

Kötü niyetli şirkete bile garanti veriyor

Yönetmelikte Hazine garantisi için olağanüstü durum, ekonomik kriz ya da uluslararası bir ekonomik çöküntü şartı aranmıyor. Yönetmeliğe göre, bu tür bir sorun yaşanmadığı halde, tamamen kendisinden kaynaklanan nedenlerle dış borcunu ödemeyen şirketlerin borcuna dahi garanti verilecek. Dolayısıyla şirketlerin kötü niyeti ya da yönetim hatasının ağır faturasını vatandaş ödemek zorunda kalacak.

Üçüncü köprü ve havalimanı da var

Yönetmeliğe eklenen bir istisna maddesiyle, üçüncü köprü ve üçüncü havalimanı ve halen proje aşamasında olan yap-işlet-kirala modelli şehir hastanelerini yapacak olan şirketler, finansman sıkıntısı yaşamaları halinde Hazine'den krediye garanti olmasını isteyebilecekler. Türkiye'deki özel sektör kuruluşları, içinde bulunulan seçim ortamı ve 17 Aralık sonrası ortaya çıkan siyasi belirsizlikler nedeniyle yurtdışından kredi bulmakta zorlanıyor. Bulunan krediler ise çok pahalı maliyetler içeriyor. Hazine garantisi, işte bu kilidin açılmasında en büyük anahtar görevi oynayacak.